Araştırma

Stok Yönetimi Nedir?

Stok yönetimi; firmaların, belirli envanter kalemlerinin (ham madde, yardımcı madde, yarı mamul veya mamuller) en uygun maliyetle tedarik edilmesi ve bulundurulmasına ilişkin yönetim faaliyetidir. Temelde, geleneksel yöntemler ve dijital araçlar olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleştirilebilen stok yönetiminde, çeşitli talep öngörüleri ve üretim planlama datalarından yardım alınır.

Firmalar için gereksinim duyulan ürün ve hizmetlerin, finansal açıdan durum değerlendirmesine konu edilerek, en verimli şekilde temin edilmesine “stok yönetimi” adı verilir. Stok yönetimine ilişkin merak konusu hususları mercek altına almadan önce, küreselleşme olgusunu “pazar” ve “sektör” özelinde incelemek yararlı olacaktır.

Pazar ve sektör bağlamında küreselleşme olgusu, gerek büyük ölçekli gerekse küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomilerine doğrudan etki eder. Nitekim, söz konusu işletmeler, tüketici taleplerine olabildiğince hızlı yanıt verme baskısıyla karşı karşıyadır. Bu baskı karşısında işletmeler, maliyetleri minimize etmek ve karı maksimize etmek adına isabetli bir stok yönetimine gereksinim duyar.


Neden Stok Yönetimine Gereksinim Duyulur?

Stok tutmak ve yönetimini sağlamak, aşağıda da sıralandığı üzere çeşitli sebepler dolayısıyla gerekli ve hatta belirli işletmeler için zaruridir. Karşılaşılma ihtimali bulunan stok ve depo krizlerine karşı alınabilecek en önemli aksiyon, hiç şüphesiz başarılı bir stok yönetimidir. Buradan hareketle, neden stok yönetimine gereksinim duyulur? sorusuna yanıt teşkil eden beş faktörü inceleyelim:

  • Taleplerin Yanıtlanması

Firmalar, tüketici beklentilerine ve müşteri taleplerine karşı hızlı, efektif ve isabetli aksiyonlar alabilmesi ve eksiksiz yanıt verebilmesi adına stoklarına başvurur.

  • Üretim Proseslerinin Desteklenmesi

Stoklar, işletmelerin, üretim süreçlerinin aksamadan sürdürülebilmesi bakımından önemli bir rol üstlenir.

  • Tedarik Zinciri Risklerinin Minimize Edilmesi

Tedarik zinciri, çeşitli doğal ve beşeri risklerle karşı karşıyadır. İşletmeler, zincirin seyrini olumsuz etkileyen dış faktörler, doğal afetler, tedarikçi kaynaklı problemler vb. sorunlar karşısında ivedilikle harekete geçmek ve bu sorunların tüketicilere yansımasına engel olmak için optimum stok durumuna ve dolayısıyla başarılı bir stok yönetimine ihtiyaç duyar.

  • Dönemlik Talep Değişimlerine Hazırlık

Firmaların, dönemlik talep dalgalanmalarına hazırlıklı olabilmesi, stok yeterliliği ile mümkündür.

  • Fiyat Dalgalarından Korunmak

Özel finansal teşebbüsler, faaliyet gösterdikleri ekonomide yaşanması muhtemel olumsuz durumlara karşı (ham madde fiyatlarında artış gibi) maliyetleri sabitlemek adına stoklarından yararlanır.

Stok Yönetimi

Stok yönetimi; ürün tabanlı faaliyet gösteren özel sermaye teşebbüslerinin, üretim, satış ve finansal koşulları dikkate alarak, ihtiyaçlara cevap verilmesi adına envanterlerinde bulundurmaları gereken ürünler arasında denge kurmak amacıyla; takip etme, organizasyonunu ve planlamasını yapma ve kontrol etme faaliyetlerinin tamamıdır. İşbu yönetimin esas gayesi, talep edilen ürünün, optimum zamanlamayla hazır bulundurulmasıdır.

Stok hareketlerinin pratik bir biçimde kontrol edilebilmesine olanak sunan stok yönetimi, bilumum stok yatırımı karşısında en verimli sonuçların alınmasını sağlar. Firmaların, ticari faaliyetlerini eniyilemesi, ancak başarılı bir stok yönetimi ile mümkündür. Zira, stok yönetimi, firmaların stoksuz kalma ihtimalini asgari düzeyde tutarken, karın azami seviyeye yükseltilmesi yönünde işlev gösterir.

Stok yönetiminde başvurulacak sistem, araç ve model ise her bir firma özelinde ve ayrıca belirlenir. Zira, firmalar, envanter hacmi, üretim tipi, ekonomik olanakları gibi çeşitli faktörler bakımından farklılık gösterir. Geçmişte sayma ve gözle kontrol şeklinde geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen stok yönetimi, günümüzde, teknolojik gelişmelerin entegre edilmesi sonucu dijital bir kimlik kazanmış durumda.

Stok Yönetimi Nasıl Yapılır?

Stok yönetimi nasıl yapılır? sorusu için, bir üst paragrafta değindiğimiz üzere konvansiyonel yöntemler ve günümüzde kullanılan yöntemler olmak üzere iki farklı yanıt vermek, daha kapsamlı ve isabetli bir açıklama olacaktır. Konvansiyonel yöntemlerle stok yönetimi için genellikle kağıt kalem veya elle sayma gibi geleneksel metotlara başvurulmakta idi.

Geleneksel metotlar marifetiyle yapılan stok yönetiminin, beraberinde karışıklık, hata ve ihmali de getirmesi ve teknolojik ilerlemeler, stok yönetiminde geleneksel metotların terk edilmesine neden olmuştur. Karışıklıklar, hatalar veya ihmaller ise telafisi güç ve hatta zaman zaman imkansız kayıpların yaşanmasına zemin hazırlayabilir.

Günümüzde başvurulan stok yönetimi araçları ise yazılım tabanlıdır. Pratik ve konforlu kullanım sunması, hatalı veya ihmali işlemleri minimize etmesi, tek bir panel üzerinden çoklu işlem olanağı tanıması, zamandan ve enerjiden büyük ölçüde tasarruf sağlaması gibi alternatifsiz ve sayısız işlevi, firmaların başvurduğu stok yönetim yazılımlarının başlıca özellikleri arasında yer alır. Stok yönetimi genellikle;

  1. Stok tespiti,
  2. Stok tasnifi,
  3. Stok takibi,
  4. Asgari ve azami stok seviyesinin belirlenmesi,
  5. Tedarik zinciri yönetimi, olmak üzere beş adımda seyreder.

Stok yönetimi başlığı altında incelenmesi gereken bir diğer konu ise stok kontrol yöntemleridir. Stok kontrol yöntemlerinin birçok amacı bulunmakla birlikte, nihai amacı, gereksinim duyulan malzemelerin, gereksinim duyulduğu anda, talep edilen miktarda ve optimum sermaye maliyeti ile sağlanması için stok seviyelerinin tespit edilmesidir. Başlıca stok kontrol yöntemleri ise şunlardır:

  • Gözle Kontrol Metodu
  • Minimum – Maksimum Yöntemi | Çift Kutu Yöntemi
  • ABC Analizi ile Stok Yöntemi
  • Malzeme Gereksinim Planlaması
  • Ekonomik Sipariş Miktarı Modeli
  • Kurumsal Kaynak Planlaması
  • Tam Zamanında Tedarik Sistemi

Stok Yönetiminin Faydaları Nelerdir?

Stoklar, ürün merkezli faaliyet gösteren işletmelerin, ürün ve malzeme stoklarını efektif bir biçimde kontrol edebilmelerine olanak tanıyarak, üretim proseslerinin verim ve üretkenlik bakımından artması ve nihayet daha karlı bir üretim rejimi oluşturulması amacıyla yönetilir. İşletme stoklarının, dijital ekosistemde yönetilmelerini sağlar; bu sayede, daha hızlı, pratik, kolay ve konforlu bir yönetim deneyimi sunar. Stok yönetiminin başlıca faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Verim ve üretkenlikte artış,
  • Hızlı ve isabetli karar alma imkanı,
  • Maliyet tasarrufu,
  • Kullanıcı deneyimi ve müşteri memnuniyeti,
  • Pazar hareketlerine karşı esneklik ve piyasa talebine göre ölçeklenebilirlik,
  • Muhasebe, satış ve lojistik gibi diğer sistem kalemleri ile kolay entegrasyon,
  • Uzaktan erişim ve yönetim,
  • Hatalı veya ihmali işlemlerin minimize edilmesi,
  • Piyasa değişimleri ve talep dalgalanmalarına karşı çeviklik,
  • Sürdürülebilir sonuçlar.

Araştırma

Nakit Akış Tablosu Nedir?

Bilindiği üzere Türkiye Muhasebe Standartları (TMS, IAS) 01.01.2013 tarihinden itibaren işletmeler tarafından uygulanmaya başlayacaktır. TMS kapsamında hazırlanması gereken finansal tablolar aşağıdaki gibidir;

· Finansal Durum Tablosu ( Bilanço)

· Kapsamlı Gelir Tablosu ( Gelir Tablosu)

· Nakit Akış Tablosu

· Özkaynak Değişim Tablosu

Nakit Akış Tablosu’nun hazırlanması ve sunumuna ilişkin ilkeleri açıklamaktadır.

  • TANIMLAR

Nakit: İşletmedeki nakit ve vadesiz mevduatı,

Nakit Benzeri: Tutarı belirli bir nakde kolayca çevrilebilen kısa vadeli ve yüksek likiditeye sahip ve değerindeki değişim riski önemsiz olan yatırımları,

Nakit akışları: Nakit ve nakit benzerlerinin giriş ve çıkışlarını,

İşletme faaliyetleri: Bir işletmenin ana gelir getirici faaliyetleri ile yatırım ve finansman faaliyeti olmayan diğer faaliyetleri,

Yatırım faaliyetleri: Uzun vadeli varlıkların ve nakit benzerleri içerisinde yer almayan diğer yatırımların elde edilmesi ve elden çıkarılmasına ilişkin faaliyetleri,

Finansman faaliyetleri: Öz kaynaklar (Öz sermaye) ile yabancı kaynakların (borçlanmaların) yapısında ve tutarında değişiklik meydana getiren faaliyetleri, ifade eder.

Nakit akış tablosu; İşletmelerin bir dönem boyunca elde ettikleri nakitlerin ve kullandıkları nakitlerin gösterildiği tablodur.

  • NAKİT AKIŞ TABLOSU

Finansal durum tablosu bir sonuç olup işletmenin bir dönem sonucunda ulaştığı finansal yapıya ilişkin bir bilgi vermektedir. Kapsamlı gelir Tablosu işletmenin sahip olduğu varlıkları kullanarak gelir yaratabilme gücünü göstermektedir. Nakit akış tablosu ise nakit yaratma gücüne ve bu nakitlerin kullanılmasına ilişkin bilgiler vermektedir. Nakit akış tablosu finansal durum tablosundan ve kapsamlı gelir tablosundan türetilen bir finansal tablodur.

Nakit akış tablosu hazırlanırken unutulmaması gereken en önemli konu;

· Finansal durum tablosunun işletme faaliyetlerine ilişkin sonuç göstergesi

·  Gelir tablosunun işletme faaliyetlerine ilişkin performans göstergesi

·  Nakit akış tablosunun işletme faaliyetlerine ilişkin performans göstergesi olduğudur.

Nakit akış tablosunu finansal durum tablosundan ve kapsamlı gelir tablosundan ayıran husus “nakit esaslı” olmasıdır. Diğer finansal tablolar tahakkuk esasına göre hazırlanır ve sunulurlar. Bu yönüyle bakıldığında nakit akış tablosu diğer finansal tablolardan daha önemli olmaktadır.

Bir nakit akış tablosu üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar;

a) İşletme Faaliyetleri; İşletme faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları, genellikle işletmenin ana gelir getirici faaliyetleriyle ilgili olup, net karın veya zararın belirlenmesinde yer alan işlem ve olaylardan kaynaklanır. İşletme faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışları ile ilgili belli başlı kalemlere ilişkin bilgi, diğer bilgilerle birlikte değerlendirilerek, gelecekte oluşacak nakit akışlarına ilişkin tahminlerde kullanılabilir.İşletme faaliyetlerine örnek olarak aşağıdaki faaliyetler sayılabilir;

·  Hasılat ve ticari alacaklardan kaynaklanan nakit girişleri

·  Maliyet ve ticari borçlardan kaynaklanan nakit çıkışları

·  Vergi ödemelerinden kaynaklanan nakit çıkışları

·   Finansal gelir ve giderlerden nakit girişleri ve çıkışları

·   Diğer faaliyetlerden nakit girişleri ve çıkışları

b) Yatırım Faaliyetleri; Yatırım faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları, işletmeye nakit yaratacak varlıkları yapılan yatırımlar ile bunlarda sağlanan nakitleri gösterir. Yatırım faaliyetlerine örnek olarak aşağıdaki faaliyetler sayılabilir;

·   Maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ilişkin nakit akışları (alış-satış)

·   Finansal varlıklara (İştirak, iş ortaklıkları vb.) ilişkin nakit akışları (alış-satış, tahsil edilen temettü)

·   İşletmeler tarafından üçüncü kişilere verilen avans ve borçlara ilişkin nakit akışları (Finansal kurumların yaptıkları işlemler hariç)

c) Finansman Faaliyetleri; Finansman faaliyetlerinden kaynaklanan nakit akışları finans kuruluşları, işletmenin ortakları, işletmenin ilişkili taraflarınca sağlanan nakitleri ya da bunlara ödemeleri gösterir. İşletmeler finansman ihtiyaçlarını finans kuruluşlarından sağladıkları gibi işletmenin ilişkili taraflarından da (ticari olmayan borç alacak ilişkisi) temin edebilmektedir. İşletmenin ilişkili taraflarından sağlanan, ticari olmayan borç alacak ilişkisi de özü itibariyle bir finansman faaliyetidir ve bunlarda sağlanan nakit akışları bu bölümde gösterilmesi gerekmektedir. Finansman faaliyetlerine örnek olarak aşağıdaki faaliyetler sayılabilir;

·         Finans kuruluşları ile ilgili nakit akışları

·         Sermaye tahsilatları, sermaye azaltışı veya temettü ödemeleri

·         İlişkili taraflardan kaynaklanan (ticari olmayan) nakit akışları

·         Tahvil ihracından kaynaklanan nakit akışları

·         Finansal kiralama ödemeleri

Nakit akış tablosu “Dolaysız Model” (Direkt Model) ve “Dolaylı Model” (Endirekt Model) olarak iki türlüdür. İşletmeler her iki yönteme göre de nakit akış tablolarını hazırlayabilirler.

Dolaysız Model (Direkt Model); Brüt nakit girişleri ve brüt nakit çıkışlarına ait ana grupların belirtildiği modeldir.

Dolaylı Model (Endirekt Model); Net kar/zararın, gayri nakdi işlemlerin, geçmiş veya gelecek işlemlerle ilgili nakit giriş veya çıkışları tahakkuklarının veya ertelemelerinin ve yatırım veya finansman faaliyetleriyle ilgili nakit akışlarına ilişkin gelir veya gider kalemlerinin etkilerine göre düzeltildiği

İki yöntem arasındaki fark esas faaliyetlerin gösterimine ilişkin olarak ortaya çıkmaktadır. Dolaysız model işletmenin gelecekteki nakit akışların ilişkin olarak bilgiler verirken dolaylı modelde bu mümkün olmamaktadır. İşletmelerin nakit akış tablolarını dolaysız modele göre hazırlamaları tercih edilmektedir.

  • NAKİT AKIŞ TABLOSUNUN HAZIRLANIŞI

Yukarıda da belirtildiği üzere nakit akış tablosu; finansal durum tablosundan ve kapsamlı gelir tablosundan türetilen nakit esaslı bir tablodur.

Nakit akış tablosu aşağıdaki sıralama ve işlemler takip edilerek hazırlanır;

a) İşletmenin finansal durum tablosu işletme faaliyetlerine ilişkin performans göstergesi haline dönüştürülür. Bu dönüştürme dönem başı ve dönem sonu arasındaki değişimi bularak yapılır.

·  İşletme varlıklarındaki dönem başı ve dönem sonu değerleri arasında olumlu farklar nakit girişlerini olumsuz farklar ise nakit çıkışlarını gösterir

·  İşletme yükümlülüklerindeki dönem sonu ve dönem başı değerleri arasındaki olumlu farklar nakit girişlerini, olumsuz farklar ise nakit çıkışlarını gösterir

b) Kapsamlı gelir tablosunun işletme faaliyetlerine ilişkin bir performans göstergesi olmasından dolayı herhangi bir dönüştürme yapılmaz.

c) Aynı türe dönüştürülen finansal tablo kalemleri faaliyetlere göre sınıflandırılır.

·  İşletme faaliyetleri

·  Yatırım faaliyetleri

·  Finansman faaliyetleri

d) İzleyen aşamada ise nakit girişi ve çıkışı yaratmayan tutarlar iptal edilir.

6. SONUÇ

Nakit akış tablosu, işletmelerin faaliyetlerinden sağladıkları nakit yaratma ve bu nakitleri kullanma durumunu göstermesi nedeniyle finansal durum ve kapsamlı gelir tablosundan daha önemli olmaktadır. Finansal tablo okuyucuları, işletmenin mevcut ve gelecekteki ortakları, işletmeye finans sağlayan kreditörler (finans kuruluşları ve diğer borç verenler) işletmenin nakit yaratma kabiliyeti ve daha da önemlisi işletmenin sürekliliği hakkında nakit akış tablosunu inceleyerek büyük ölçüde bilgi sahibi olurlar.