Araştırma

CV nasıl hazırlanır?

CV hazırlamak, iş başvurusunun ilk adımıdır ve çoğu zaman stresli olabilir, gözüne karmaşık gelebilir. Özellikle yeni mezun ya da kariyerinin başında biriysen, nasıl bir CV hazırlaman gerektiğini bilmen zor olacaktır. Ancak bu dosyayı doğru stratejilerle, seni temsil eden bir araç haline getirebilirsin. Kendi becerilerini ve kişiliğini en iyi şekilde yansıtmak için zaman ayırmalısın.

Unutma, iyi bir CV sadece iş bulmana yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda sana profesyonel bir bakış açısı da katar. Hadi başlayalım!

  • Kısa ve Öz Tut (Tek sayfaya sığdır, herşeyi)
    CV’nin en önemli kuralı, “kısa ve öz” olmaktır. İki sayfayı geçmemeye özen göster. Bu kısa ve öz vuruculuğunu “ön yazı” kısmında da kullanabilirsin. Ön yazıda, kariyerini hangi yönde ilerletmek istediğini, bu alanda ilerleyebilmen için kendinde keşfettiğin kuvvetli özelliklerini vurgulaman iyi olacaktır. Ancak ısrarlı önerim, kendin yazman. Arama motorlarından ya da yapay zekâdan elbette destek alabilirsin, ancak kopyala yapıştır olmaz. Sana özgü bir hale getirmelisin.
  • Kişisel Bilgilerde Sade Ol
    Adını ve soyadını, telefon numaranı, e-posta adresini ve eğer uygunsa LinkedIn profilini mutlaka ekle. Doğum yılını (yalnızca yılını) ve ikamet ettiğin ilçe/il bilgisini eklemen de yararlı olacaktır. CV’ni incelerken doğum gününle değil, kaç yaşında olduğunla, posta kodu ve kapı numaranla değil, şirkete yakın bir lokasyonda ikamet edip etmediğinle ilgileneceklerdir. Ad-Soyad demişken, bir hatırlatma yapalım: dokümanın adı kesinlikle adın ve soyadından oluşmalı. CV’ni bilgisayarımıza kaydettiğimizde sonsuzlukta kaybolmamalı, bulabilmeliyiz. 
  • Eğer iş deneyimin yoksa, gönüllü çalışmalara katılman ve bunları CV’ne eklemen çok önemli. Gönüllü işlerde liderlik, organizasyon yetenekleri veya sosyal sorumluluk projelerine olan katkılarını belirtmek, seni daha donanımlı gösterir. Ayrıca bu tip projelerde edindiğin deneyimler, kişisel gelişim açısından da çok değerli olabilir.
  • Yetenekler ve Beceriler Bölümünü Kişiselleştir
    Yetenekler kısmı, CV’de gerçekten önemli noktalardan biridir. Kullanabildiğin programları simgelerle derecelendir. Hangi programa ne kadar hâkim olduğunu anlaşılır kıl. Eğer varsa, kendini farklı kılan becerileri de yaz. Mesela, “SEO odaklı içerik yazma”, “Kriz yönetimi ve çözüm geliştirme” gibi daha özgün ve pozisyona uygun beceriler ekleyebilirsin. Yalnız altını çizeyim: eğer varsa.
  • Sık karşılaştığım bir duruma bu maddede değinmek isterim: hiç iş deneyimi yok ya da yalnızca asistan veya stajyer olarak görev yapmış, ama yetenekler kısmında “ekip yönetimi” gibi özellikler yazılıyor. Eğer okuduğun üniversitede topluluklara liderlik ettiysen, bunu aşağıda da maddelendirdiğim “Eğitim” başlığı altında anlatman daha doğru olacaktır. Aksi takdirde, CV taraması yapan kişi “Ama ekip yönetmedin ki.” diye geçirebilir içinden. Bütün klişelere uymamıza gerek yok.
  • Eğitim Bilgilerini Sırala
    Eğitim bilgilerini ters kronolojiyle yaz. Eğer birden fazla eğitim aldıysan, yüksek öğrenimler yeterli olacaktır. Başvurduğun pozisyonla ilgili bir meslek lisesi ya da prestijli bir lisede okuduysan, bunu da eklemende yarar vardır. Eğer okul derecen iyiyse, bunu da rakamsal olarak belirtmelisin.

Dip not
Birden fazla alana ilgin varsa ve ne yapacağına henüz karar veremediysen, bir iki farklı CV hazırlayabilirsin. Tasarım açısından da sadeliğine dikkat etmeyi unutma. “Yazılımcıysan mutlaka “github” hesabını yaz.


Araştırma

KPI Nedir? Nasıl Ölçülmelidir?

Şirketlerin en çok önem verdiği konulardan biri de belirledikleri kısa ve uzun vadeli hedefleri sorunsuz bir şekilde neticelendirmektir. Çalışanlar ve şirketler, bu hedefleri kendileri adına rasyonel bir biçimde gerçekleştirmek için sistemlere ihtiyaç duyarlar. Özellikle beyaz yaka iş dünyasında “şirket hedefleri” veya “performans odaklı çalışma” gibi kavramları mutlaka duymuşsunuzdur. İşte bu hedeflere ulaşmak adına Key Performance Indicator yani “KPI” adı verilen temel performans göstergeleri kullanılmaktadır. Şirketler ve çalışanlar açısından bu önemli kavramı, faydalarını ve elbette KPI’ın nasıl ölçümlendiğine gelin yakından bakalım.

KPI NEDİR?

KPI’ın (Key Performance Indicator) Türkçe karşılığı “Anahtar Performans Göstergesi” şeklindedir. “Temel Performans Göstergesi” olarak da bilinen KPI kavramı, kısaca “iş dünyasında hedefler” olarak tanımlanabilir. Başlangıçta belirlenen hedeflerin sürecin sonunda bir biçimde gerçekleştirilmesi beklenir. Çalışanlar için zamanında gerçekleşmeyen hedefler, tam anlamıyla bir korkulu rüyadır.

Gerçekleşmeyen hedefler neticesinde çalışanlar uyarı alabilir, terfi edilmeyebilir veya motivasyonunda düşüşler yaşayabilir. İş esasında çalışanları tedirgin edebilecek tüm problemler, hedeflerin doğru şekilde belirlenememesinden kaynaklanıyor olabilir. Uygulanabilir hedefler ve süreler belirlendiğinde KPI uygulaması çalışanlar için tam tersine bir fırsata dönüşebilmektedir.

Esasen bu noktada önemli olan KPI’ların şirket ve çalışanlar adına ölçülebilirliğinin olması,  gerçekçiliği ve de somut olması gerekir. Bu şekilde KPI’lar hem firmalar hem de çalışanlar adına başarı unsurunu yükseltecektir.

KPI’IN FAYDALARI NELERDİR?

Her şirketin KPI’ı öncelikleri doğrultusunda farklılıklar gösterir. Halka arz edilen şirketin hisse senetlerinin fiyatı olabilirken, özel bir şirketin müşteri sayısı KPI’ını oluşturabilir. Elbette çalışanların görev ve projelerdeki performansı ölçülebilindiği gibi üst düzey KPI’lar ile de şirketin genel performansı değerlendirilebilir. Ayrıca KPI, şirkette genel olarak ne kadar çalışıldığı yönünde de bilgi alınmasını sağlar.

KPI, doğacak sorunlarla ilgili şirket yönetiminin operasyonel çözümler bulmasında etkin rol oynar. Olumlu ve olumsuz sonuçları değerlendirmenin yanı sıra, şirketin gelecekte alacağı kararlara şekil vermesi, KPI’ın olumlu özelliklerindendir. Ayrıca KPI, gelecekte yaşanacak sorunlar veya fırsatları şirketlerin önceden görebilmesini sağlayabilir. Şirketlerin rakiplerinin karşında KPI verileri ile öne geçmesi sağlanabilir.

KPI NASIL ÖLÇÜLMELİDİR?

Her firmanın temel hedefi, belli bir gelir elde etmek ve söz konusu geliri çoğaltmak üzerine kuruludur. KPI ölçümlemesi için “gelir” konusundan başlayabiliriz. İşletmeler geliri ölçümlemek adına Google Analytics gibi programlardan yararlanır Sonraki adım ise “dönüşüm oranı” ile ilgilidir. Burada hesaplanılan veri, pazarlama kampanyalarınızın başarı oranlarıdır. Dönüşüm oranının ölçümlenmesinin ardından potansiyel müşterilerinizin de ölçümlenir olması gerekir.

Potansiyel müşteriler markanızı bir biçimde bilen ve ürün satın alma ihtimali olan müşterileri ifade eder. Bu anlamda yine Google Analytics yardımı ile hedefler oluşturabilirsiniz. Aynı zamanda oluşturulan potansiyel müşterilerinizle ilgili raporlar da oluşturabilirsiniz.

Edindiğiniz müşteri başına maliyetinizi KPI için ölçümlemeniz gerekebilir. Bu, yeni müşterilerinizi elde etmek için şirketinize ödediği ücrettir. Toplam pazarlama maliyetinize kazanılan müşteri sayınızı bölerek maliyetini hesaplarsanız.

Bir başka hesaplanan KPI ölçümü ise “sipariş değeri” olarak bilinir. Sipariş değeri, her aldığınız siparişte harcadığınız maliyeti anlatan bir değerdir. Öte yandan “yatırım getirisi” de KPI ölçümleme için gereklidir. Bunun hesaplanması da pazarlama çalışmalarınızın karınızı ne ölçüde etkilediğini göstermektir. Ayrıca reklam harcamalarınızın yatırım getirilerinin ölçümlenmesi de gerekmektedir. Son olarak da internet üzerinden SEO ve reklam verme çalışmalarınızla ilgili site trafiğinize yönelik parametreler de KPI ölçümlemesine dahildir.

KPI ÖLÇÜMLERİ İLE EN DOĞRU VERİLERE ULAŞIN

Kurumsal işletmelerin uzun vadeli strateji planlarını belirleme noktasında oldukça önemli veriler sunan KPI’da özellikle üst düzey yöneticilerin ve analistlerin çalışmalara doğrudan dahil olmaları önemlidir. Kimi işletmelerde sadece belli departmanlara özel KPI ölçümleri de yapılır. KPI ölçümleri; çalışan memnuniyeti endeksi, çalışan verimliliği oranı, yıpranma oranı, çözüm hızı ya da ortalama tepki süreleri gibi kalemlere dair güncel veriler sunar.

KPI ölçümlerinde; sayımlar, toplamlar, oranlar, ortalamalar ve yüzdeler üzerinden hesaplamalar gerçekleştirilir. Doğru KPI ölçümleri sayesinde, örneğin çalışanlarınızın yüzde kaçının organizasyondan memnun olduğunu ya da tedarik zamanlamasına dair önemli detayları, somut veriler eşliğinde öğrenebilirsiniz.


Araştırma

Startup Nedir?

Startup, belirli bir ürün veya hizmetinin eksikliğine dayalı olarak arkasında belirli bir destek bulunan yeni kurulmuş bir iş modelidir. Bir start-up’un amacı, belirli bir pazar boşluğuna hitap eden bir ürün/hizmet sunarak hızla büyümektir. Startup günümüzde hakkında çok fazla konuşulan bir kavram. Biz de bu blog yazımızda bu kapsamda merak edilen soruların cevaplarından bahsedeceğiz.

Startup Amerika’da Silikon Vadisi’nde başlamış ve sonrasında tüm dünyaya yayılmış olan bir iş modeli akımıdır. Kelime anlamı tam olarak “sıfır noktasından aksiyon alan bir şirket için kullanılan terim, başlangıç” olarak tanımlanıyor.

Türkçe’ye ise “yeni girişim” olarak geçmiştir. Bir probleme, soruna yönelik çözümler üreten ve bu çözümleri uygulayıp çok hızlı bir şekilde gelişen şirketlerdir. Geniş kitlelere hitap ederler ve sağladıkları hizmeti süratle kullanıcıya ulaştırırlar. Projeleri genellikle teknoloji ve yazılım alanında faaliyet göstermekteyken günümüzde finans teknolojileri, finans, pazarlama gibi farklı alanlarda startup şirketleri ortaya çıkmıştır.

Esasen bir startup veya start-up, yeniliği destekleyen bir iş modeline sahip genç bir şirket olarak tanımlanabilir.  Örneğin yaygın bir sorunu ele alan benzersiz bir yazılım programı geliştirecek, bir iş planı oluşturacak ve uygun finansman sağlandığı taktirde, bu girişim bir teknoloji start-up olarak tarif edilebilir.

Startup kurucuları genellikle dünyayı olumlu yönde etkileyebilecek bir ürün veya hizmet için bir vizyona sahiptir. Aslında, dünyanın her yerinde milyonlarca bireyin paylaştığı bir ihtiyacı, isteği veya sorunu çözmek ve bu sorunu çözen girişimleri start up olarak tanımlayabiliriz.

Startup Nasıl Kurulur?

Dünya’daki her insanın bir fikri vardır. Ama bu fikirlerin hayata geçirilmesi oldukça sancılı aşamalardan geçmektedir. Bir fikri zamana yayıp planlamak ve uygulamak oldukça sabır, emek ve çalışkanlık gerektiriyor. Onun dışında üzerinde çalışılmamış, pek umursanmayan fikirlerin yenik düştüğü gözlenmektedir. Aşağı yukarı her başarılı startup aşağıdaki düşünce ve teknik aşamalardan geçiyor diyebiliriz;

  • Çevrenizdeki Eksik Olan Şeyleri Görün
  • Unutmamak İçin Not Alın
  • Prototip Yapın ve Prototipinizi İnsanlara Yayın
  • Üzerinden Kontrol Edin
  • Kendinize Startup için Kurucu Ortaklar Bulun
  • Etkili Bir Ekip Kurun
  • İşinizi Kütüğe Geçirin
  • Yatırımcı Bulun Ve İlk Sürümü Piyasaya Çıkartın
  • Satışa Başlayın
  • Kullanıcılarınızı Her Zaman Yakalayın.
  • Sürekli Satış Yapın
  • Büyüyün ve Gelişin

Start-Up Şirketleri Diğer İş Modellerinden Ayıran Özellikler Nelerdir?

Yenilikçilik

Start-up ve küçük işletmeler arasındaki en önemli farklardan biri ürün veya hizmet yeniliğidir.

Küçük işletme, benzersizlik konusunda herhangi bir iddiada bulunmaz. İşletmeniz birçok işletmeden biri (kuaför salonu, restoran, e-ticaret satıcısı). Bir işe başlarken, hazır çözümlerden yararlanabilirsiniz.

Yenilik ve orijinallik kavramı, startup’lar için çok önemlidir. Startup’lar yeni bir şey yaratmak ve var olanı daha iyi kılmak için sahneye çıkar. Örneğin; taksi bulamamak bir şehirde yaygın bir sorun haline geldiyse, Uber gibi teknolojik ürünler ile birlikte bu soruna çözüm üretilmektedir.

Kapsam

Diğer işletmeler, patron tarafından belirlenen sınırlar içinde ilerleme kaydeder. Başka bir deyişle, şirketin büyümesine sınırlamalar koyarsınız ve belirli bir müşteri ağına odaklanırsınız.

Bir startup ise, kural olarak, büyümesine herhangi bir sınırlama getirmez ve mümkün olduğu kadar çok pazar payı kazanmaya odaklanır. Geliştirdiği ürün ve hizmet ile birlikte sektörde ilklere oynamaya çalışır.

Karlılık

Girişim ne sürede kara ulaşacak?

Küçük işletmeler, ilk günden itibaren kazanç elde etmeye ve mümkünse kar elde etmeye odaklanmıştır.

Bir girişim ve startup modeli için ise, başladıkları işten birkaç TL kazanmak bile aylar sürebilmektedir. Asıl hedef, tüketicilerin beğeneceği ve pazarda yer alacağı bir ürün yaratmaktır. Bu amaçla geliştirilen ürün ya da hizmet, kısa sürede içerisinde karlılık gösterecektir. Bunun en iyi örneği ise, yukarıda ifade edildiği gibi Uber örneğidir.

Kullanılan Teknoloji

Bir işletmeyi yönetirken kullanılan herhangi bir teknoloji var mı?

Diğer iş modelleri için özel teknolojiler gerekli değildir. Ana iş hedeflerine ulaşmak için uygulanacak birçok hazır teknolojik çözüm vardır. Pazarlama alanındaki teknolojiler, muhasebeci çözümleri gibi.

Statup iş modeli için ise teknolojiler çoğu zaman startup’ın ana ürünüdür. Öyle olmasa bile, startup iş modelleri için, yeni teknolojileri kullanmak ve büyümek için kaçınılmazdır.

Kaç Kişi ile Çalışılmalı?

Küçük bir işletme için, genellikle gerektiği kadar çok işçi işe alınır, bu nedenle bir şirket, büyümenin belirlenmiş sınırlamaları dahilinde çalışır.

Startup yöneticisi, mümkün olduğun ölçüde hızlı büyüdüğü sürece, en başından itibaren bir lider ve yönetim nitelikleri geliştirmelidir. Şirket geliştikçe, artan sayıda personel, yatırımcı, yönetici ve bir şirket için gerekli boşluklar doldurulacaktır.

Finans

Diğer işletme modelleri  ve özellikle küçük işletmeler, kendi işini kurmak için, kural olarak, özel tasarruflar, aile, arkadaşlar, banka kredileri ve/veya yatırımcı fonları ile kendisini finanse eder. Ancak burada amaç, işletmenin kendi kendine yetebilmesidir. Bu nedenle tüm bu paralar bir gün faiziyle iade edilecekse, borç alırken dikkatli olunması gerekir.

Startup girişimleri işin ise; melek yatırımcılardan, risk sermayelerinden ve yatırımcılardan alınan finansal borçlar en yaygın finansal kaynak bulma yöntemleridir. Bir startup girişiminin başarıya ulaşması için en önemli kalemlerden biri de pazar ve hedef kitle analizini iyi yapmasıdır. Büyük pazarların sorunlarını çözmeye yatkın girişimler, yatırımcıların dikkatlerini hep çekmiştir.

Startup’ta Exit Kavramı Nedir?

Bir startup projesinin istediği başarıyı yakaladığında istediği boyutlarda geri dönüşe ulaşmasıyla birlikte başlattığı girişimi başkasına devretmesi anlamına gelmektedir.

Startup sahibi girişimciler, işe başlarken projeyi devretmeyi genelde hesaba katmazlar. Ancak her başarılı startup girişimcisinin bir exit planı olmalıdır. Projeden exit yapmak, startup ekosisteminde doğal bir kavram olup, başarı kazanıldığının göstergesidir. Türkiye’de yatırımcıların paralarını katlayarak exit yapmış startup örnekleri;

Peak Games

2010 yılında kurulan ve mobil oyunlar geliştiren Peak Games oyun sektöründe en çok indirilen ve oynanan oyunlara imza attı. Bu başarıyı fark eden dev oyun firması Zygna tarafından 1.8 milyar dolara satın alındı. Bu exit ile Peak Games ülkemizin ilk unicorn şirketi oldu.

Iyzico

İnternet üzerinden ödeme yapmak üzere kurulan yerli fintech girişimi Iyzico, 2019 yılında global rakibi PAyU tarafından 165 milyon dolara satın alındı.

Insider

e-Ticatet sitelerinin satışlarını artırmaya yarayan yazılımlar yapan Insider, 2018’de;  Apple, Google, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi dünyanın önde gelen şirketlerin de yatırımcılarından olan Sequoia Capital’dan 11 Milyon Dolar yatırım aldı. Girişimin ilk yatırımcıları bu ivme ile beraber exit gerçekleştirdi.

Startuplarda Ekip Kavramının Önemi

Startup kurmanın en önemli yapıtaşlarından birisi de ekiptir. Çünkü ekip her şeydir. İyi bir ekip iyi şirketleri kurup ortaya iyi işler çıkarmak demektir. Bu temel yapıtaşının ne kadar önemli olduğunu yatırımcılar da bilmektedir.

Çoğu zaman buna göre yatırım yaptıkları bile olur. Birlikte uyumlu olarak çalışabilen, yaratıcı fikirler üretip gerektiği zaman bulundukları karmaşık ortamdan çıkabilmeyi başaran ekipler startuplar için oldukça önemlidir.

İşletmenizi büyütürken finans takibinizi yapmak ve ön muhasebe süreçlerini halletmek zaman ve emek gerektiren bir süreçtir. Girişimciler ve startup sahipleri için zaman, saniyelerin nabzını tutacak kadar değerlidir.


Araştırma

Limited Şirketin Avantajları Nelerdir?

Şahıs firması ve limited şirket birbirinden farklı teşebbüsler olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bir girişimcinin ikisi arasındaki farkları bilmesinin son derece önemli olduğunu belirtmek yanlış olmaz. Şahıs firması, düşük başlangıç maliyetleri ve kurulum kolaylığıyla hemen yükselmek isteyen girişimciler için cazip bir seçenek olarak tanımlanabilir. Limited şirket ise fazla sermaye gerektirmesine rağmen uzun vadede büyüme potansiyeli, şirketin mali yapısının güçlendirilmesi ve hissedarlık esnekliği gibi avantajlar sunuyor. Bu yazımızda şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar ile birlikte avantaj-dezavantaj konularını ele alıyoruz.

Şahıs Şirketi Nedir?

Şahıs şirketi, bir işletmenin tek bir kişi tarafından işletildiği ve bu kişinin kuruluşun sahibi olduğu ticaret şeklidir. Şahıs şirketi, Türk Ticaret Kanunu’na göre bireysel işletme olarak da adlandırılır. Bu türden kuruluşların temel özelliği işletmenin tüm sorumluluğunun şirket sahibine ait olmasıdır. Bu tür bir iştirak, sahibinin adı altında kaydedilir ve kuruluş adında “Şahıs Şirketi” veya “Şti.” ibaresi bulunur. Şahıs şirketleri, genellikle küçük ölçekli kuruluşlarda, müteşebbis girişimlerinde ya da tek kişilik faaliyetlerde tercih edilir. Bu tür işletmelerin kuruluşu ve yönetimi diğer şirket türlerine göre daha basittir.

Limited Şirket Nedir?

Limited şirket, bir veya daha fazla ortak tarafından kurulan, sermayesi belli paylara bölünmüş ve ortakların sınırlı sorumluluğu bulunan bir ticaret iştiraki türüdür. Limited şirketin sermayesi, ortaklar tarafından belirli paylara bölünür ve bu paylar kuruluşun karşılığında ortaklar tarafından ödenir. Limited şirketler, Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulur ve kayıtları Ticaret Sicili’nde tutulur. Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar konusunda bütçe, ortaklık, vergi ayrımları bulunur.

Şahıs Şirketi Kurmanın Avantajları Nelerdir?

Şahıs şirketi genellikle başlangıç için, düşük sermayeli ya da küçük işletme bazlı kuruluşlar için uygun bir iş modelidir. Bu noktada ön plana çıkan temel şahıs şirketi avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Düşük kuruluş maliyeti
  • Düşük muhasebeci ve mali müşavir giderleri
  • Düşük defter tasdik ücretlendirmeleri
  • Yalnızca 2 iş günü içinde aktivasyon ve böylece hızlı faaliyet başlangıcı
  • 1 iş günü içerisinde kapanış olanağı
  • Kademeli vergi sisteminin nispi geçerliliği

Limited Şirket Açmanın Avantajları Nelerdir?

Limited şirket açmanın hacim, köklü yapı ve esnek ortaklık yapısı nedeniyle birtakım avantajları mevcuttur. Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar avantaj ve dezavantaj açısından da ele alınmalıdır. Genel olarak limited şirket avantajlarını şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Şirket kurulumu için 1 ortağın yeterliliği
  • Sabit vergilendirme oranı
  • Gelir paylaşımı kolaylığı
  • Çoklu ortaklık organizasyonunun getirisi olarak kolay maliyet bölüşümü
  • Pay sahiplerinin hisse devirlerinde değer yitimine uğramaması
  • Hızlı büyüme dinamikleri

Şahıs Şirketi ve Limited Şirket Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar birkaç noktada belirginleşir. İlk olarak şahıs şirketi, işletme sahibinin kişisel olarak işletmeyi yönettiği ve tüm sorumluluğunun kişisel varlıklarıyla sınırlı olduğu bir kuruluş türüdür. Limited şirket ise işletmenin ayrı bir yasal varlık olarak kabul edildiği ve kuruluş sahibinin sorumluluğunun sınırlı olduğu bir yapıdır.

Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar konusunda bir diğer husus da ortak sayısı gerekliliğidir. Bir şahıs şirketi, tek bir kişi tarafından kurulabilirken limited kuruluş en az bir ortak tarafından kurulmalıdır. Aynı zamanda sermaye gereksinimleri açısından bakıldığında, limited şirketin bütçe gereksinimleri daha yüksektir. Şahıs şirketi kurulurken genellikle daha az sermaye gereklidir. Şahıs şirketi limited şirketi farkı konusunda son olarak vergi konusu devreye girer. Şahıs şirketi işletme sahibinin kişisel gelir vergisine tabi olurken, limited kuruluş kendi kurumlar vergisini öder. Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar konusunda bütçe ve vergi hususu da geçerlidir.

Şirket Kuruluş Süreçleri

Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar kuruluş sürecinde de geçerlidir. Limited şirket ve şahıs şirketi kuruluş süreçlerinin aynı olmaması, her iki türün yasal ve finansal yükümlülükleri ile ilgilidir. Limited şirket kuruluşu, MERSİS üzerinden başvuru yapmayı, şirket sözleşmesinin hazırlanmasını ve noter onayını gerektirir. Şahıs şirketinin kuruluşu ise daha az bürokratik işleme ihtiyaç duyar ve tüm bu prosedürler genellikle daha hızlı bir şekilde tamamlanır. Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar konusunda prosedür ve bürokrasi ayrımları da bulunur.

Maliyet ve Bütçe

Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar konusunda finansal bütçe de devreye girer. Limited şirket ve şahıs şirketi arasındaki maliyet ve bütçe farkları, girişimciler için önemli bir karar noktasıdır. Şahıs şirketi kurulumu genellikle daha düşük maliyetlidir ve noter harçları, ticaret odası kayıt ücretleri gibi bazı küçük harçlardan oluşur. Öte yandan limited şirket kurulumu daha yüksek başlangıç sermayesi gerektirir. Aynı zamanda limited şirketlerin belirli bir en az esas sermaye miktarını ortaya koyması şartı bulunur.

Ortaklıklar ve Paydaşlar

Limited ile şahıs şirketi arasındaki farklar hususunda ortaklıkların yapısı konusu da göz önünde bulundurulmalıdır. Limited şirket ve şahıs şirketi arasında ortaklık ve paydaşlar açısından önemli ayrımlar mevcuttur. Şahıs şirketleri genellikle tek bir kişi tarafından kurulur ve işletilir. Bu da işletme sahibinin hem şirketin mal varlığı hem de şahsi mal varlığı ile şirket borçlarından sorumlu olduğu anlamına gelir. Bu yapıda, paydaş ilişkileri doğrudan şahsi olup, ortakların değişmesi veya ayrılması diğer şirket modellerine göre komplikedir.

Öte yandan limited şirketler birden fazla ortağa sahip olabilir ve her bir tüzel kişinin sorumluluğu yatırdıkları sermaye ile sınırlıdır. Limited şirketlerde ortaklık payları, şirket sözleşmesi ile düzenlenir ve hisse devri veya ortak değişikliği daha esnek bir şekilde gerçekleştirilir. Yani şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar, ortaklık ve paydaşlık yapısında da ortaya çıkar.

Girişimciler için Hangi Şirket Türü Daha Avantajlı?

Şahıs şirketi ile limited şirket arasındaki farklar son derece ayırt edicidir ve bu da iş kurma noktasında bir karar vermeyi gerektirir. Girişimciler için hangi şirket türünün daha avantajlı olduğu, iş planlarına, hedeflerine ve bütçelerine bağlı olarak değişir. Kısa vadede, özellikle yeni girişimciler için, düşük başlangıç maliyetleri ve daha az bürokratik işlem prosedürü nedeniyle şahıs şirketi kurmak daha avantajlı olabilir. Uzun vadede ise daha sağlam bir temele sahip olması, ortaklık yapısının esnekliği ve kuruluşun büyüme potansiyeli gibi nedenlerle limited şirket tercih edilebilir. Daha sonradan şahıs şirketi limited şirkete çevirme işlemiyle iki farklı kuruluş yapısı arasında geçiş yapmak da mümkündür.


2025 Limited şirket kurma maliyeti nedir ?

Limited şirket en az 10.000 TL sermayeyle kurulabilir. Limited şirketlerin %22’lik vergi dilimi üzerinden vergilendirilmesi söz konusudur. Anonim şirket kurmak için en azından 50.000 TL sermaye gerekmektedir. Ayrıca anonim bir şirketin en fazla 500 hissedarı olabilir. Ancak bu sayı Limited şirkette en fazla 50 olacak şekilde Ticaret Kanunu’nda belirtilmiştir. Şahıs şirketleri ise kuruluşunun maliyeti daha düşük olan bir şirket şeklidir. Şahıs şirketleri elde ettiği gelire göre vergilendirilmektedir. Eğer kendi işinizi kurmak istiyorsanız şirket sahibi olmalısınız. Her şirketin kendine özgü özelliği bulunur. Limited şirket kurmak kendi içinde bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptir.

Limited şirket içerisinde olması gereken zorunlu organlar vardır. Bunlardan ilki genel kuruldur. Genel kurul karar organı olarak işlev görür. Sözleşmelerin değişim kararı, müdür atanması, görevden alınma, ortak çıkarma gibi kararlar genel kurulda alınabilir. Şirket üstünde pay sahibi olanlar işletmenin genel, ekonomik ya da idari durumunu genel kurul toplantılarında görüşür. Genel kurul 3 ayda bir toplanır. Gerekli görüldüğü zaman ya da ihtiyaç anında bu 3 aylık süreyi kısaltabilirsiniz.

Ayrıca Limited şirkette yöneticilerin bulunması gerekir. Limited şirketi temsil eden yöneticileri belirlemek zorunludur. Şirket idaresi sorumluluğuna ve temsil yetkisine Genel Kurul tarafından atanan müdür sahiptir. Limited şirketler için müdürün yetki süre kısıtlaması bulunmaz.

Limited şirketlerde ödemeler ve giderler farklılıklar gösterir. Gider ve ödemeler şu şekilde sıralanabilir:

  • Aylık olarak KDV giderleri
  • Çalışanlar için ödenen sigorta primleri
  • Müdürlere o yıl içinde belirlenmiş olan miktarda sigorta primi ödemesi
  • 3 ayda bir stopaj adı altındaki vergilerin ödenmesi
  • Senede bir kez olacak şekilde kurumlar vergisi
  • Senede bir kez meslek odası üyelik aidatı
  • Senede bir kez defterlerin tasdik ücreti
  • Vergiler (Belediye)
  • Aylık olarak mali müşavirlik ücreti. Limited şirkette çalışan sayısı arttıkça bu ücret de artacaktır.

10.000 TL sermaye ile tek ortak ve tek müdür atayarak bir limited şirket kurulursa 2000 TL de kira olduğunu farz edersek bazı gider kalemleri oluşacaktır. Kuruluş masrafları olarak öncelikle noter maliyetlerini ele alırsak noterde harcanması gereken miktar şu şekilde olacaktır:

  • Müdür atama amacıyla alınan imza beyannamesi  35 TL
  • Kuruluş için alınan vekalet 80 TL
  • Nüfus cüzdanı örneği her ortağa 3 adet çıkarılır ve 40 TL
  • Ana sözleşmenin onayı 150 TL
  • İmzalar için gerekli olan sirküler 90 TL
  • Ticaret defterinin onayı 150 TL
  • Mali müşavir için vekalet 120 TL
  • Toplamda 655 TL olacak şekilde bir noter masrafı ortaya çıkar.

Vergi dairesi için de masraflar söz konusu olup onları da sıralarsak:

  • Kira için gereken kefilli damga vergisi 2000 TL olan kira için 45 TL
  • Kira için kefilsiz damga vergisi 2000 TL olan kira bedeli için 272 TL
  • Ayrıca her nüsha için damga vergisi ödemek gerekir

Ticaret odasına sicil kaydı için 1000 TL, gerekli olan faaliyet belgesi için 10 TL ödenir. Toplamda da ticaret odasına 1010 TL ödenir. Mali müşavirlerin şirketlerin kuruluşu için aldığı miktar ortalama 750 TL dolaylarındadır. Matbaaya da ödeme yapmak gerekir. Matbaaya 2 adet şirket kaşesi için 30 TL ve fatura ve irsaliye için 50 TL ödenmelidir.


Araştırma

Stok sayımında nelere dikkat edilmelidir?

Sayım işlemi, el terminallerinin getirdiği kolaylıklar nedeniyle ya çok hafife alınmakta, ya da tüm mekan sayımı nedeniyle gözde büyütülerek çok zor olacağı ve yarar getirmeyeceği düşünülerek kaçınılan bir süreç olmaktadır. Mağazalarda ve depoda çalışan birçok kişi sayım için görevlendirilebilmektedir ve sayım konusuna yabancı olabilirler. Stok ve sayımla ilgili herkesin bileceği düşünülen konular, yeniden herkese anlatılmalıdır. Sayım sürecinin en temel konusu, giriş veya çıkış yapılırken sayımın yapılmayacağı, yalnızca mağazaların kapalı olduğu durumda yapılabileceğidir. Stok karşılaştırması gün sonuna göre yapılacağı için, mesai sonu ya da başında yapılmalıdır. Grup bazlı sayımlarda da, o gruba ait ürünlerde satış dahil hiçbir hareketin yapılmadığından emin olmak gerekir.

Sayımda dikkat edilecek konular, her kategori için farklı olmaktadır. Ürünlerin ambalaj özellikleri, sergilenme özellikleri, satış süreçleri, satış hızı gibi birçok etken, sayımda yapılması gerekenleri farklılaştırır.

Şirket içi sevkiyat süreçlerine ayrıca dikkat ederek, deponun sevkiyat yaptığı ama ürünlerin mağazaya ulaşmadığı anda sayım yapılmamalıdır. Ya da iade irsaliyesi/faturası kesilmiş ama henüz fiziksel çıkışı yapılmamış ürünler olabilir. Sayım günü ve saatlerini seçerken, bu tip belge girişi ve fiziksel işlemlerin bütünlüğü dikkate alınmalıdır.

Sayım süreci, el terminali ve bilgisayar olarak iki ortamda gerçekleştirilir. Derinus uzak erişim üzerinden veri tabanına çevrimiçi olarak bağlı çalışmaktadır, herhangi bir aktarım gerektirmez. Sayım hazırlığı, sayma işlemi, kontrolü ve onaylaması olarak 4 adımda gerçekleştirilir.

Sayım Çeşitleri

 Tam mekan sayımında, onaylamayla birlikte sayılmayan ürünler sıfırlanıyor. Diğerlerinin stok adedi sayım adetlerine eşitleniyor.
 Bir grup ürün sayımında, ürün seçicide sayılan grup tanımlanıyor ve sayım olmayıp bu grupta olanlar sıfırlanıyor. Bu yüzden ürün seçiciden belirtilen ürün grubu gerçekten sayılan ürünlere denk gelmeli. Örneğin bir markanın, kategorinin tamamını saymak gerekir.
 Eksi stok sayımında da, onaylamayla birlikte, stoğu eksi olup sayılmayanların sıfır olduğu varsayılıyor. Bu yüzden eksi stokların tamamının iyice araştırıldığından emin olunması gerekiyor.
 Sistem listesi sayımında, belli bir amaç için sistem sayım listeleri oluşturur. Bu ürünlerin sayılması sağlanır. Örneğin, her gün farklı 25 ürünü sistem listeler. Pahalı ürünler, çok satan ürünler vs. gibi bir mantıkla listeler otomatik oluşturulabilir. Mağazalar sayımı yapar ve merkez sonuçları inceler.

Stok ve Sayım Farklılık Kaynakları

 Eksik belgeler, yanlış ürün/adet girişleri
 Kasiyerlerin yanlış ürün okutmaları
 Sayımın yanlış yapılması
 Barkod atama yanlışlıkları
 Koli/adet tanım yanlışlıkları
 Sayım öncesi dönemde mağaza POS sistemi, Z raporları ve merkez verilerin tutarlı olmadığı günler
 Belge sevk tarihleri ve işlem tarihlerinin doğru girilmemesi
 Bantlı promosyon ürünleri, paketli alıp tek tek satılan
 Ağırlıklı ürünler başlı başına sorundur
 Mağazalar arası sevkiyatların işlenmemesi
 Mağazalar ve depolar arası sevkiyatlarda karşılıklı kontrol yapılmaması, adet anlaşmazlıkları
 Şirket içi kullanımın kayda alınmaması
 Bozuk/kırılan ürünlerin girilmemesi
 İade ürünlerinin işlenmemesi

Ve tabii ki en sonunda çalınma ! Dikkat ederseniz, tüm bu işlem tiplerine göre hareket girişleri ana menüde bulunuyor. Bu durumda, aslında sayım hareketleri de yalnızca hırsızlığa ve nedeni bilinmeyen stok kayıplarına karşılık gelmelidir.

Sayım Sürecinin Temel Adımları

1. Fiziksel ve sistemsel açılardan hazırlıklar yapılmalıdır. Baskın sayımlar dışında personel bilgilendirmesine önem verilmelidir.

2. Son kapanış saatinden, bir sonraki satış başlangıcına kadar ve bir kerede tamamlanmalıdır.

3. Ardından, sayım ve stok karşılaştırmaları yapılır. Sayım farklarının birçok nedeni vardır. En başta yanlış belge girişleri ve yanlış kasiyer satışları gelir. Stok ve sayım farkı nedenleri için sıralanan maddelere dikkat edilmelidir. Diğer çıkacak sorunların kaynakları da listelenmeli ve üzerine gidilmelidir. Tüm sorun kaynakları için çözümler geliştirmeli, taraflara eğitim verilmeli ve gerekli kararlar alınmalıdır.

4. Son olarak sayım onaylanır. Sayım tarihinden geriye doğru belge girişi yapılmaz, yapılması zorunlu ise sayım sonucunu değiştirmemek üzere sayım belgelerinde de düzeltme yapılmalıdır. Bunun için Sistem Yönetimi’ndeki tarihsel ayarlar verilerek kontrol sağlanabilir.

1.Tam Mekan Sayımları İçin Öneriler
Fiziksel olarak sayıma başlamadan önce, raflarda ve depolarda hazırlıklar yapılmalıdır. Ürünlerin saklanma koşulları sayıma uygun hale getirilmelidir. Farklı yerlere dağılmış olan ürünler mümkünse aynı alana toplanmalıdır. Raf arkaları, kapı arkaları, köşeler gibi beklenmedik yerler kontrol edilmelidir.

Sayım tekniği açısından, alanlara ayrılmış sayım mekanında her raftan farklı üç kişinin geçmesi tercih edilebilir. İlki, yukarıda söz ettiğimiz toparlama, sayıma hazırlama adımını, ikincisi elle saydıktan sonra bir kağıda yazıp ürünlerin üzerine yapıştırma adımını, üçüncüsü de adedi kontrol ederek el terminaline giriş adımını uygulayabilir.

Sistem açısından hazırlıklar, belgelerin tamamlanması yönünde yapılır. Sayım tarihinden önceye ait belgelerin tamamlanması zorunludur. Satışların aktarımı yine önemli bir noktadır. Zorunlu durumlarda, sayım sırasında sayılmış alana giriş veya çıkış yapılırsa, aynı adetler kayıtlı sayım değerlerinde düzeltme yapılabilir.

Genellikle sayımda daha fazla terminale gerek duyulduğu için, geçici olarak sisteme uyumlu el terminalleri kullanarak süreç hızlandırılabilir. Varsa diğer depo ve mağazalardan terminal alımı planlanmalıdır. Gerekiyorsa, normalden fazla uzak erişim lisansı sağlanmalıdır.

Sayımı yapacak ekibin deneyimli olmadığı veya sayımın zor olduğu ürün gruplarını düşünerek, ya da daha güvenli sayım sonuçları elde etmek için, her alanın ikinci kez farklı bir kişi tarafından sayılması planlanabilir. Bu durumda ilk sayımla birlikte stok karşılaştırması yapılır, ardından ikinci sayım yapıldığında hem stok hem de iki sayım sonucu birlikte ele alınarak üçlü kontrol uygulanır.

2.DerinUs El Terminali Kullanımı
El terminalinde dosyalar açılarak birden fazla terminal ve kullanıcıyla sayım yapılabilir. Çakışmalar için dosya içi ve toplamda sayılan adet her an görülebilmektedir. Sayım yönetim ara yüzünde, terminallerde girilen bilgiler anında izlenebilmekte ve raporlanabilmektedir. Terminalde işlemler uzak erişimle, doğrudan sisteme bağlı olarak yapıldığı için, tanımsız ürünler okutulduğu anda fark edilir. Sayım adetlerinde düzeltme gerektiğinde, aynı ürün okutularak 0 adet kaydı yapılır.

Sayım dosyası bilgisayarda görüntülenir ve değiştirilebilir. Silme işlemi yalnızca bilgisayarda yapılabilir ve mutlaka bir dosyaya yazılarak yapılabilir.

Kullanıcı ve alanlar için açılacak dosyaları iyi planlamak gerekir. Bu alanların sınırları kullanıcılar için kesinleştirilmelidir.

3.Sayım-Stok Karşılaştırma Adımı
Onaylamadan önce birçok açıdan karşılaştırma yapılır. Ancak arada geçen zaman başka zorluklar çıkartacağı için, kontroller en kısa sürede tamamlanmalıdır. Seçilen sayım dosyası veya o mekanın tüm dosyaları için rapor alınabilir. Yukarıdaki fark nedenlerine göre çeşitli işlemler yapılır. Sayım yanlışlıklarını kontrol ederken, satış fiyatından, adetten ve tutardan yapılacak çoktan aza sıralamalarla bazı hatalar çabuk yakalanabilir. Unutulmuş satış verileri aktarılabilir, Z raporu tutmaması gibi sorunu olan günler yeniden aktarılabilir. Yanlış belgeler, unutulmuş belgeler geriye doğru girilir.

Barkod atama ve ürün tanım yanlışlıkları, genellikle artı ve eksi stok olarak iki ayrı ürün görüntüsünde fark edilir. Bu ürünler için ürün taşıma(hareket birleştirme) yapılır.

Sayım onaylanana kadar yapılan geriye doğru girişlerde, ürünler sayıma girmemişse, bu adetlerin sayım dosyasına eklenmesine dikkat edilmelidir.

4.Sayım Onaylama
Sayım onaylamayla ilgili en önemli bilgi, sayımın baz alınacağı tarihtir. Onaylamadan önce alınan karşılaştırma ve kontrol raporlarında, sayım dosyalarının oluşturulma tarihi kullanılır. Farklı tarihlerde sayılan ürünlerin, belli bir tarihte sayılmış gibi sisteme yazılma durumu için, onaylama adımında ayrıca bir tarih verilir.

Onaylama sırasında, işlemler sürdükçe kullanıcılara yardımcı olacak çeşitli bilgiler ekranda log olarak gösterilir.

Sayım dosyasında olan ürünlerin sistemde olmaması durumunda değişen barkod bilgisine bakılarak ‘ürün ID’sini değiştirme olanağı vardır. Ayrıca kullanıcı sistemde olmayan ürünler var hatası aldığında, sayım aktarımını devam ettirme, durdurma veya yukarıdaki kontrolü sağlama seçenekleriyle karşılaşır. Aktarım durum gösteriminde hatalı durumlar kırmızı renkte gösterilir.

Eşitleyerek Onaylama

Sayım yapılan ürünlerin stok adetlere sayım sonucunu verecek şekilde, yalnızca farklar için giriş ve çıkış hareketleri oluşturulur. Genellikle az adetli listelerde ve farklılığın az olduğu durumlarda kullanılır.

Sayılmayanları sıfırlama seçeneğine bağlı olarak, sayımda hiç geçmeyen ürünlerin stok adetleri sıfırlanır. Burada, ‘Ürün Seçici’ ile bir grup ürünün belirtilmesi çok önemlidir. Sayımı yapılan ürünlerin grup özellikleri birebir seçilmeli ve bu gruba ait ürünlerin tamamı sayılmalıdır. Sayılmayan ürün raporu bu noktada en iyi yardımcı olur.

Bu sayım onaylama yönteminde en çok düşülen hata, sistemin oluşturduğu sayım belgelerinde, sayımdaki adetleri görmeyi beklemektir. Oysa ki, burada yalnızca stokla sayım adetleri arasındaki farklar bulunur. Bu farka bağlı olarak, oluşan iki dosyadan giriş veya çıkış türünde olan belgede aradığımız ürünü buluruz.

Sıfırlayarak Onaylama

Sayımı yapılan ürünlerin stoğu sıfıra çekilecek şekilde çıkış (eksiler için giriş) hareketleri oluşturulur. Ardından sayım sonuçları tek bir giriş belgesi olarak yazılır. Genellikle tam mekan sayımlarında ve farklılığın çok olduğu durumlarda kullanılır. Bu onaylama yönteminde en çok sorgulanan konu, 3 adet sayım belgesinin oluşmasıdır. İlk iki belgede stoğu artı ve eksi olan ürünler ayrı ayrı sıfırlanır. 3. belge ise sayım sonuçlarını içerir.

Diğer Konular

İdeal olarak, günlük eksi stokların mağazalarda sayılması ve bilgi işleme gerek olmadan otomatik olarak düzeltmesinin yapılması beklenir. Daha önemlisi, eksi stoklar, otomatik sipariş sürecinin dışında kalmaktadır. Bu yüzden eksi stoklu ürünler haftalık veya günlük olarak ilgililere otomatik olarak raporlanır. Bilgi işlem, bu durumdaki ürünleri çok dikkatle izlemelidir.

Sayımların tutarsal olarak değerlemesi daha çok muhasebeyi ilgilendirse de, karlılık açısından satın almayı da yakından etkiler. Sayım farkı hareketlerinde birim fiyat olarak genellikle son alış fiyatları kullanılır.

Sayımı yapan kişilerin stok adetlerini görerek veya görmeden sayım yapması da önemli bir karardır. Bazı durumlarda stok bilgisi ürünün farklı yerlerde de saklanmış olabileceğini göstereceği için avantaj olabilir. Diğer yandan da, sayım adetlerinin girişinde kolaya kaçıp stok adetlerinin aynen girilmesine neden olabilir. Sayımı yapacak kişilerin ve ürünlerin durumuna göre bu konuda karar verilmelidir.