Açık kaynak kodlu programlar yazılım dünyasında erişilebilirliği ve yenilikçi olması ile dikkat çeker. Peki, bu programlar tam olarak nedir ve neden bu kadar önemlidir? Açık kaynak kodlu programlar, kodları herkesin erişimine açık olan, topluluklar tarafından geliştirilen yazılımlar arasında yer alır. Bu yönüyle de geniş kitleler için büyük önem arz eder. Bu içerikte açık kaynak kodlu yazılımların ne olduğunu, en popüler örneklerini ve bu programların avantajlarını öğrenebilirsin. Linux’tan Python’a, Mozilla Firefox’tan Libre Office’e kadar birçok önemli yazılımı keşfetmeye hazır mısın?
Açık Kaynak Kodlu Program Ne Demek?
Açık kaynak kodlu yazılımlar, kaynak kodunun herkes tarafından incelenebilir, değiştirilebilir ve kullanılabilir olduğu programlar olarak bilinir. Bu yazılımlar çoğunlukla bir lisans altında yayınlanır. Lisanslar, yazılımın nasıl kullanılacağını ve değiştirilebileceğini belirlemeye yardımcı olur. En yaygın açık kaynak lisanslarından bazıları GPL, Apache Lisansı ve MIT Lisansı’dır.
Yazılım geliştirmenin iş birlikçi bir süreç olması gerektiği temeline dayanan bu programlar, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir. Aynı zamanda ticari yazılımlara oranla daha düşük maliyetli olmaları ile bilinir. Açık kaynak kodlu uygulamalarda geliştiriciler, kodları paylaşarak ve birlikte çalışarak güçlü, güvenli ve esnek yazılımlar meydana getirebilir.
Hataları ayıklama ve güncelleme konusunda topluluk katılımı oldukça önemlidir. Topluluk üyeleri kodu inceleyerek hataları raporlayabilir ve iyileştirmeler sunabilir. Yazılımın sürekli olarak gelişmesini ve güncel kalmasını sağlayan bu sistemin yanı sıra güvenlik standartlarının yüksek olması da açık kaynak kodlu programların özelliklerindendir. Yüksek güvenliği sağlayan unsur ise daha fazla gözün yazılımı incelemesi ve güvenlik açıklarını ortaya çıkarmasıdır.
Açık Kaynak Kodlu Programlar Nelerdir?
Açık kaynak kodlu programlar gerek güvenli olmaları gerekse de düşük maliyetleri ile öne çıkar. Peki, hangi programlar açık kaynak kodlu olarak sınıflandırılır? Pek çok kategoride açık kaynak kodlu uygulamalar bulmak mümkündür. İşletim sistemleri, web tarayıcıları, ofis uygulamaları, medya oynatıcılar, geliştirme araçları ve hatta oyunlar açık kaynak kodlu yazılım örnekleri sunabilir.
En popüler ve yaygın kullanılan açık kaynak kodlu programların arasında Linux işletim sistemleri, Mozilla Firefox web tarayıcısı, LibreOffice ofis paketi, Apache HTTP Server web sunucusu, VLC Media Player medya oynatıcısı yer alır. Kodları inceleme, değiştirme ve özelleştirme özgürlüğü sunan açık kaynak kodlu temel uygulamalar, teknoloji dünyasında öncü rol oynar.
İşte açık kaynak kodlu bazı popüler uygulamalar ve özellikleri:
1. Linux
Açık kaynak olması sayesinde, geliştiriciler ve teknoloji meraklılarının sistemlerini kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirmesine olanak tanıyan Linux, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen çeşitli dağıtımlar (distrolar) sunar. Ubuntu, Debian ve Fedora, popüler Linux dağıtımlarındandır. Hem masaüstü hem de sunucu ortamlarında geniş kullanıma sahip olan Linux dağıtımları, yüksek güvenlik, stabilite ve özelleştirilebilirliği bir araya getirir. Bireysel ve kurumsal tüm kullanıcılar için Linux, en ideal açık kaynak kodlu yazılım seçenekleri arasında yer alır.
2. Mozilla Firefox
Kullanıcı gizliliği ve özelleştirilebilirlik üzerine odaklanan Mozilla Firefox, açık kaynak kodlu web tarayıcısıdır. Firefox, hızı ve verimliliği ile ön plana çıkar. Geniş eklenti kütüphanesi ile kullanıcıların internet deneyimini geliştiren Mozilla Firefox, sürekli güncellenen gizlilik korumaları ve güvenlik özelliklerine de sahiptir. Mozilla Firefox, web geliştiricilerine geliştirici araçlarıyla güçlü platformlar sunar. Firefox’un açık kaynak yapısı geliştiricilerin tarayıcıyı sürekli güncel tutmasına yardımcı olur.
3. Libre Office
Libre Office, açık kaynak kodlu ve ücretsiz ofis yazılım paketidir. Metin belgeleri, elektronik tablolar, sunumlar, veritabanları ve daha pek çok işleme hizmet eden LibreOffice, tüm bunlar için kapsamlı araçlara sahiptir. Writer, Calc, Impress ve Base gibi modüllerle doküman hazırlama ve veri işleme imkanını profesyonel düzeye taşır. Açık kaynak kodlu uygulamalardan olan Libre Office, güncellemeler ve yeni özellikler sayesinde her dönem güncelliğini korur.
4. Apache HTTP Server
Apache HTTP Server, dünya çapında en çok kullanılan web sunucu yazılımlarından biri. Açık kaynak kodlu olan bu proje, güvenilirliği, esnekliği ve modüler yapısı ile dikkat çeker. Apache, dinamik ve statik sayfaların sunulması, güvenli SSL/TLS şifrelemesi ve çeşitli kimlik doğrulama yöntemleri gibi birçok özelliğe sahiptir. Aynı zamanda .htaccess dosyaları aracılığıyla kolay yapılandırma olanağını da beraberinde getirir. Özelleştirilebilir modüllerle genişletilebilen Apache, ihtiyaçlara göre sunucu ayarlaması sağlar.
5. VLC Media Player
Açık kaynak kodlu olan ve platformlar arası çalışabilen VLC Media Player, kullanıcı dostu arayüzü ve geniş format desteği ile bilinir. Neredeyse her tür medya dosyasını ve streaming protokollerini destekleyen VLC, DVD’ler, ses CD’leri ve VCD’ler gibi fiziksel medyaları da oynatabilir. Basit kullanımıyla öne çıkan VLC, gelişmiş özellikleri sayesinde medya meraklıları için en iyi açık kaynak kodlu uygulamalardandır.
6. Eclipse
Java geliştiricileri arasında popüler olan açık kaynak program Eclipse, C, C++, Python, PHP ve daha pek çok dil için eklentileri destekler. Gelişmiş kod düzenleme, hata ayıklama, versiyon kontrolü ve otomatik kod tamamlama gibi özelliklerle öne çıkan Eclipse, karmaşık yazılım projeleri üzerinde çalışmayı kolaylaştırır. Eclipse, yazılım geliştirmenin her aşamasında güçlü bir araç olmasıyla dikkat çeker.
7. GIMP (GNU Resim İşleme Programı)
Photoshop’a bir alternatif olarak sunulan GIMP, güçlü bir açık kaynak resim düzenleme yazılımıdır. Fotoğraf rötuşlama, resim kompozisyonu ve resim oluşturma gibi pek çok görev için kullanışlı araçlar sunan GIMP, grafik tasarımcılar, fotoğrafçılar ve dijital sanatçılar için en iyi açık kaynak programlardandır.
8. Python
Hem yeni başlayanlar hem de deneyimli geliştiriciler arasında popüler olan Phyton, hızlı ve etkili bir şekilde yazılım geliştirmeye olanak tanır. Geniş kütüphane desteği, web geliştirme, veri bilimi, yapay zeka, bilimsel hesaplamalar ve daha pek çok alanda kullanımı mümkündür. Python’un açık kaynak yapısı, aktif bir topluluk tarafından sürekli olarak geliştirilir.
9. eMule
Açık kaynak kodlu dosya paylaşım programı eMule, P2P (peer-to-peer) ağ teknolojisi üzerine kurulmuştur. Kullanıcıların doğrudan birbirleriyle dosya alışverişinde bulunmasına olanak tanıyan eMule, geniş topluluğu sayesinde sürekli geliştirilir. Dolayısıyla da kullanıcı ihtiyaçlarına daha iyi adapte olur.
10. Shareaza
Shareaza, birden fazla P2P ağını destekleyerek kullanıcılara geniş dosya paylaşım ağlarına erişim imkanı sağlar. Bu ağlar arasında Gnutella, Gnutella2, eDonkey Network ve BitTorrent bulunur. Yazılımcı topluluğu tarafından sürekli olarak geliştirilen Shareaza sürekli kendini geliştiren ve güncel tutan açık kaynak programlardandır.
WordPress, PHP ve MySQL ile geliştirilmiş, GPL (Genel Kamu Lisansı) ile lisanslanmış, açık kaynak kodlu bir içerik yönetim sistemi yazılımıdır. Başlarda bir blog yazılımı olarak geliştirilen wordpress ile gelinen son noktada, bir haber sitesi, emlak sitesi, ilan sitesi, e-ticaret sitesi veya kurumsal web sitesi yapmak mümkün hale gelmiştir.
WordPress genel olarak yazı ve sayfa oluşturma sistemi ile çalışır. Bu sayede dakikalar içinde, kategoriler ekleyerek bu kategorilere ait yazılar yazabilir, hakkımda, çalışmalarım, iletişim gibi sayfalar oluşturabilirsiniz. Ayrıca ortam dosyaları (görsel, video, belge vs) ekleyebilirsiniz ve ziyaretçiler yazılarınıza yorum yapabilirler. Saydığım bu temel özellikler wordpress’in en temel (eklentisiz) halinde bulunan özelliklerdir.
WordPress için yazılmış tema ve eklentiler ile bu özellikler isteğe göre arttırılarak, istenilen proje için uygun hale getirilebilir. Örneğin bir emlak sitesi için gerekli olan emlak ilanı kaydı, emlak özelliklerinin oluşturulması gibi ek seçeneklerin wordpress sistemine eklenmesi mümkündür.
WordPress güvenlidir. WordPress’in güncel sürümleri oldukça güvenli hale getirilmiştir. Bir web sitesi için güvenliğin çok önemli olduğunu düşünecek olursak, wordpress’in bu noktada da beklentileri karşıladığını söyleyebiliriz.
Günümüzde kullanılan milyonlarca sitenin yaklaşık olarak yüzde 35 ‘i wordpress altyapısı ile geliştirilmiştir. Bu bilgiden de anlayacağınız gibi wordpress oldukça kullanışlı eve yaygın bir sistemdir.
WordPress Tarihçesi
WordPress, 2003 yılında bizlere merhaba dedi. İlk çıktığı zamanlar oldukça az kişi tarafından kullanılmaya başlanan wordpress bir blog scripti olarak görev almaya başladı.
wordpress nedir, wordpress temel eğitim, wordpress yeni başlayanlar
WordPress, 2001 yılında Fransız programcı Michel Valdrighi tarafından geliştirilen blog aracı b2/cafelog‘un yerini aldı. b2/cafeblog 2002 yılında kaldırıldı ve bunun üzerine b2’yi kullanan bir üniversite öğrencisi olan Matt Mullenweg ve arkadaşı Mike Little 2003 yılında WordPress’i geliştirmeye başladılar. Bu iki arkadaş wordpress’i geliştirmeye başlarken b2 yazılımını esas alan bir yeni yazılım oluşturmak istediler. WordPress isminin ise Mullenweg’in arkadaşı Christine Selleck tarafından önerildiği söylenmektedir.
WordPress için 2005 yılı önemli gelişmelerin olduğu bir yıl oldu. Bu yıl içinde önce tema desteği sunan 1.5 sürümü ile tanıştık ve ardından wordpress indiren kullanıcı sayısının 900 binin üzerinde olduğuna şahit olduk. Hemen ardından daha çok kullanıcıya erişmek için, herhangi bir teknik bilgi gerektirmeden ve hosting satın almadan kullanılabilecek olan wordpress.com açıldı. Daha sonra ise WordPress ekibinin bazı kurucuları tarafından bir web geliştirme şirketi olan Automattic kuruldu.
WordPress gözlerini açtığı 2003 yılından beri, kullanıcı deneyimini ve web standartlarını odak noktası olarak kabul etmekte ve farklı bir ürün olarak geliştirilmeye devam etmektedir.
2005 yılında yaşanılan bir diğer gelişme ise Türkçe WordPress için döküman ve kaynak sıkıntısının giderilmesi adına WordPress Türkiye‘nin kurulması oldu. Bu oluşumun devamında, 2006 yılının Mayıs ayında 2.0.2 sürümü ile birlikte, WordPress Türkçe olarak kullanıcılara sunulmaya başlandı.
2006 yılında indirme sayısı 1.5 milyonu aşan WordPress, 2007’de 3.5 milyon üzeri indirme ile popülerliğini arttırmaya devam etti. 2006’da 370 farklı eklenti 190 binin üzerinde indirilirken, 2007’de 1.200 üzerinde eklenti 3 milyona yakın indirme aldı.
İlk WordPress konferansı olan WordCamp (central.wordcamp.org) ise 2006 yılında San Francisco’da yapıldı. WordCamp konferansları günümüzde dünyanın bir çok yerinde düzenlenmeye devam etmektedir.
WordPress Kullanımı
WordPress’in Avantajları Nelerdir?
Bir web sitesi sahibi olmak istiyorsunuz ancak herhangi bir kodlama bilgisine sahip değilsiniz. İşinizi internette tanıtmak veya bir blog yazarlığı yapmak için bir web sitesine sahip olmak gereklidir evet ancak sadece bunlar için kodlama bilgisine ihtiyaç yoktur. Web sitesinin çalışması için gerekli kodları WordPress geliştiricileri yazmışlar ve hala geliştirmeye devam etmektelerdir. Ayrıca bugün binlerce hazır WordPress teması ve eklentisi de kullanılmaya hazır olarak indirilmeyi beklemektedir.
wordpress kullanmanın avantajları nedir? neden wordpress tercih etmeliyiz?
WordPress kullanarak, bir web sitesi sahibi olabilirsiniz ve sitenizin yönetimini basit bir şekilde yapabilirsiniz. Eğer çok özel bir tasarıma veya yazılıma ihtiyaç duyarsanız işte bu noktada bir geliştiriciden destek alabilirsiniz. Profesyonel WordPress Desteği almak isterseniz benimle buradan iletişime geçebilirsiniz.
WordPress ücretsiz bir sistemdir. Ancak ihtiyaçlara uygun geliştirilmiş olan bazı temalar ve eklentiler ekstra ücrete tabi olabilirler. Ancak basit bir kurumsal web site veya blog için indirebileceğiniz binlerce ücretsiz wordpress teması bulunmaktadır.
İşte bu noktada WordPress kullanmayı tercih ederek, hem ücretsiz, hem güvenilir, hem arama motoru dostu, hem de kullanımı kolay bir siteye sahip olabilirsiniz. Böylelikle işinizi, ürünlerinizi, projelerinizi, seyahatlerinizi vs. tüm dünya ile paylaşabilirsiniz.
WordPress kullanımını öğrenerek kendi web sitenizi yönetme imkanına sahip olduğunuzda, bir yazılımcı veya tasarımcıya para ödemek zorunda da kalmazsınız. İşinizi internet ortamına kolaylıkla taşıyabilme imkanına sahip olmak da size her zaman ekstra kazanç sağlayacaktır.
Yani özetle wordpress sizi birine yazılım ücreti ödemeden profesyonel bir site sahibi yapar. Yıllardır yazılım geliştiren birisi olarak şunu da belirtmek isterim ki, birçok yazılımcının oturup geliştirdiği içerik yönetim sistemleri (yani admin panelli siteler), wordpress’in profesyonelliğine kolay kolay erişemezler.
WordPress site kullanmayı tercih ederseniz, bir uzman desteğine ihtiyaç duyduğunuzda bir çok kişiden destek alabilirsiniz. Ancak bir firma ya da kişinin ürettiği bir site yazılımı kullanırsanız her zaman o firma ya da kişi ile muhattap olmak zorunda kalırsınız. Çoğu zaman da o firma ya da kişilerden zarar görürsünüz. Evet, ben de bu mesleği yapan birisi olarak ne yazık ki üzülerek bunları ifade ediyorum. Çünkü piyasadaki yazılımcıların bir çoğu çakma yazılımcı ve çoğunlukla amaçları insanları dolandırmak. İşte wordpress sizi tüm bu sorunlardan kurtarır.
Neden WordPress Tercih Etmeliyiz?
WordPress’in avantajlarından bahsetmek gerekirse:
Kurulumu ve yapılandırılması kolaydır.
Kullanımı oldukça basittir.
Son derece güvenlidir.
Hızlı çalışılır ve kullanıcı dostudur.
Arama motorlarının desteklediği SEO dostu bir yapıya sahiptir.
Düşük maliyetler ile proje geliştirmeye uygundur.
Özel yazılımlara göre daha fazla geliştirici ve destek ağına sahiptir.
Açık kaynak kodlu olduğundan ihtiyaca yönelik istenildiği gibi geliştirilmeye müsait bir sistemdir.
WordPress Kullanmaya Başlamak
WordPress’i kendi imkanlarınızla kullanmaya başlamak için öncelikle bir adet domain ve hosting satın almanız gerekmektedir.
Domain ve hosting satın alırken daha öncede bahsettiğim gibi, sizlere örnek olarak verdiğim firmaları tercih ederseniz wordpress kurulumunu otomatik yapabileceğiniz bir hosting satın alabilirsiniz. WordPress kurulumu nasıl yapılır? Wordpress kullanmaya başlarken bilmeniz gereken en önemli detay wordpress.com ve wordpress.org hizmetlerinin arasındaki farkı kavramaktır.
WordPress.com ve WordPress.org Arasındaki Farklar
WordPress.com Nedir? Nasıl Kullanılır?
wordpress.com nedir? nasıl kullanılır?
WordPress.com, hesap oluşturup, bu hesap ile bir site oluşturmaya yarayan bir platformdur. Ücretsiz ve ücretli olmak üzere bir kaç planı vardır. Aslında wordpress.com’u wordpress.org’dan ayıran ve tercih edilmesine sebep olan etkenlerden bir tanesi wordpress.com’un hiç bir ücret ödemeden bir site sahibi yapmaya imkan tanıyor olmasıdır. Ancak, ücretsiz olan sürümde bir site oluşturduğunuzda bu bir blog’dan ileriye gitmeyecektir. Google+, Tumblr vb. bir platformda hesap oluşturmaya benzer bir durumdur. Ancak bir avantajı, oluşturulan sitesinin ileride plan yükselterek, veya wordpress.org’a taşınarak profesyonel bir hale getirilme imkanının bulunmasıdır.
WordPress.com’un tercih edilmesi için bir başka sebep ise, herhangi bir kodlama, wordpress ve domain/hosting yönetimi hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadan, bir blog açıp yönetmeye imkan sağlamasıdır.
WordPress.com barındırma hizmetini (hosting) kendi sunucularında verir. Yeni bir site eklendiğinde, site-adi.wordpress.com gibi belirlenen bir adresle veya yönlendirilen bir domain ile bu hizmetten yararlanılabilir.
WordPress.com üzerinde yeni bir site oluşturmak çok kolay ve ücretsiz oluşu ile cezbedici gibi görünüyor olsa da, aslında bir takım farklılıklarda burada ortaya çıkıyor. WordPress.com üzerinde bir site oluşturulduğunda pro sürümlerden birisi tercih edilse bile, tema ve eklenti kullanımı gibi özellikler sınırlı bir şekilde kullanılabilir. Binlerce eklentiye ve temaya sahip olan wordpress.org’un yanında, wordpress.com’un eklenti ve tema sayıları yüzlerdedir. Barındırma hizmetinden de sınırlı bir şekilde yararlanabilirsiniz.
WordPress.org Nedir? Nasıl Kullanılır?
WordPress.org; biraz kodlama bilgisi, biraz domain ve hosting yönetimi gibi konularda bilgi gerektiren, ancak sonunda istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz, size sınırsız imkanlar sunan bir oluşumdur. WordPress.com’da bir üyelik oluşturup, hesabımıza dakikalar içersinde bir site ekleyip yönetmekten bahsetmiştik. Bu işlemleri yaparken bir hostinge ihtiyacımız yoktu. WordPress.org’da ise durum biraz farklıdır. wordpress.org buradan wordpress’in son sürümü indirilir ve hostinge kurulur. Bu işlemde aslında nasıl yapacağını bilenler için 10 dakikadan uzun değildir. WordPress kurulumu tamamlandıktan sonra, binlerce tema, binlerce eklenti hizmetinizde olacaktır. Bu tema ve eklentiler yardımı ile aklınızdaki projeyi gerçekleştirmeniz mümkündür.
WordPress.org’da da ücretsiz tema ve eklentiler bulunur. Ancak işinize uygun, profesyonel tema ve eklentiler kullanmanız gerektiği durumlarda hali hazırda yazılmış ve satışa sunulmuş durumda olan binlerce eklenti ve tema bulabilirsiniz. WordPress açık kaynak kodlu bir sistem olduğu için ayrıca piyasada bulunan yazılım uzmanlarından, yine işinize uygun tema ve eklenti yazmalarını talep edebilirsiniz.
WordPress.com’un bedava oluşunun cezbedici bir tarafından bahsetmiştik. Ancak mantıklı düşündüğümüz zaman aslında wordpress.org çok daha doğru bir seçim olacaktır. Çünkü, wordpress.com’un da bedava olan planı belirli özelliklerle sınırlandırılmış ve bir süre sonra isteklerinizi karşılayamaz durumda olacaktır. Aynı şekilde ücretli planlarının da çoğu zaman yeterli gelmediğini söyleyebilirim. Ancak wordpress.org hayal ettiğiniz her şeyi yapma imkanı sağlarken, temel seviyede kullanmaya başlarken de sadece domain ve hosting masrafı çıkarmaktadır. Bu da aşağı yukarı 150 TL civarı bir masraftır. Aslında maddi bakımdan aralarında çok bir fark yoktur. Ancak yapabilecekleriniz konusunda arada uçurum vardır. WordPress.org’u tercih etmek için domain ve hosting masrafını gözden çıkardıktan sonra biraz da bilgi sahibi olmak gerektiğini tekrar belirtelim.
WordPress Temaları Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır?
wordpress temaları nedir? nasıl kullanılır?
WordPress’in tanımını yaparken, boş indirilen hali ile bir blog ve sayfa içerik yönetim sistemi olduğunu söylemiştik. Yani wordpress.org üzerinden indirilen ve hostinge kurulan boş bir wordpress’in içinde sayfa ekle/yönet ve yazı ekle/yönet (kategoriler, etiketler ve yorumlar) işlevleri bulunur. WordPress’in her sürümünde de ilk kurulumda içinde gelen temalar bulunmaktadır. Tabiki bu temalar oldukça basit ve sadedir.
Peki sizin bir kurumsal firmanız var ve wordpress ile site yapmak istiyorsunuz. Veya bir gayrimenkul komisyonculuğu işi yapıyorsunuz ve elinizdeki portföyü paylaşmak istiyorsunuz. Ya da diyelim ki sıradan bir blogdan ziyade zengin içerikli bir blog oluşturmak istiyorsunuz. İşte tüm bu gibi durumlarda wordpress’in temalarından faydalanmak mümkündür. Bu temaların (işlevsel olarak zengin olanlarının) bir çoğu ücretlidir tabiki. Ancak ücretsiz olarak da kullanıma sunulmuş temalar bulmanız mümkündür.
Satın alınan/indirilen tema wordpress siteye eklendikten hemen sonra, temanın wordpress yönetim paneline bir şeyler kattığını gözlemleyebilirsiniz. Kurulan her temanın kendine ait zengin bir ayar ekranı oluşur. Yani bir wordpress emlak ilan teması satın aldıysanız ve kurduysanız, yönetim panelinize emlak ilanlarınızı ekleyebileceğiniz ekstra bir bölümde otomatikman eklenmiş olacaktır. Bir çok wordpress teması zengin ayar ve ekstra özellik seçeneği sunan araçlar barındırır. Bu sayede web sitenizi şekillendirmek ve yönetmek daha kolay hale gelir. Tüm bunları yaparken de yine çok fazla kodlama bilgisine ihtiyacınız olmaz. Bazı durumlarda kodlama bilgisi gerekebilir diye bir dip not düşüyorum buraya!
İnsanlar arasında yanlış bilinen bir gerçek ise, bir tema satın alındığında her şeyin hallolduğu sanılmasıdır. Yani bir emlak ilan teması satın alınıp kurulduğunda sanki bir sahibinden.com gibi bir siteye sahip olunacağı düşüncesi yanlıştır. Az önce de dediğim gibi bir tema kendine ait özellikler barındırır ve bu özellikler sizin beklentilerinizi bire bir karşılamayabilir. Bu sebeple temaya bazı müdahaleler yapmak zorunda kalabilirsiniz. İşte bu noktada kodlama ve yazılım bilgisi gerekliliği devreye girebilir veya bir uzman desteğine başvurmak zorunda kalabilirsiniz.
Örnek bir tema ayar ekranı
wordpress nedir, wordpress temel eğitim, wordpress yeni başlayanlar
Yukarıdaki görselde, en çok kullanılan temalardan biri olan wordpress impreza temasının ayar ekranını görüyorsunuz. Tema yüklendikten sonra wordpress admin paneli içerisine “Impreza” adında bir bölüm eklendi ve bunun altında temaya ait özellikleri kullanmamıza imkan sağlayacak menüler oluştu.
(Impreza temasını incelemek ve satın almak için tıklayın.)
Bu yazıda tema ayarları ile daha fazla detaya girmeyeceğim. WordPress yazı dizimin devam bölümlerinde wordpress tema kullanımı ile ilgili tüm detayları bulabiliyor olacaksınız.
Eğer tema seçimini ve satın alma işlemini kendiniz halletmek istiyorsanız, tema seçimi konusunda bilgilenmeniz gerekmektedir. İşinize, aklınızdaki projeye en uygun temayı bulmak sizi ekstra işlemlerden o kadar uzaklaştırır.
Ayrıca tema seçerken, seo uyumluluğunu, hızlı çalışmasını da dikkate almanız gerekmektedir.
WordPress tema satın alma, kurulum ve ayarları ile ilgili yazdığım makalemi incelemenizi öneririm.
WordPress Eklentileri Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır?
wordpress eklentileri nedir? nasıl kullanılır?
WordPress temaları ile ilgili biraz fikrinizin oluştuğunu umarak, şimdide eklentilerden bahsetmek istiyorum. WordPress zengin eklentilere sahip bir yazılımdır. Eklentiler sitemizde ihtiyaç duyduğumuz küçük yazılımlardır. Nedir bu yazılımlar derseniz, örneğin sitenizde bir canlı destek sistemi kullanmak istiyorsunuz ve satın aldığınız temada böyle bir özellik yok. Veya SEO işlemleriniz için size yol gösterecek birilerine ihtiyacınız var (site haritası vs gibi) ve bu konularda bir fikre sahip değilsiniz. Merak etmeyin, wordpress.org size bu konuda yardımcı olmak için hazır bekleyen eklentiler ile dolu!.
Eklentiler de tıpkı temalar gibi, ücretli ve ücretsiz seçenekler ile wordpress.org üzerinde paylaşılırlar. Genelde her ücretli eklentinin ücretsiz sürümüde bulunur. Bu ücretsiz sürümler eklentiyi tanımanıza yardımcı olur. Tabi ki pro sürümlere göre bir takım özellikleri kısıtlanmıştır.
wordpress nedir, wordpress temel eğitim, wordpress yeni başlayanlar
Eklentiler ile ilgili bilinmesi gerekenler önemli bir nokta da, gereksiz yere kurulmamaları gerektiğidir. Çünkü gereksiz yere sitenize kurduğunuz eklentiler sitenizin açılma ve çalışma hızında yavaşlamalara, ayrıca güvenilir olmayan eklentiler de sitenizin zarar görmesine sebep olabilir. Bu sebeple bir eklentiyi indirmeden önce hakkında yapılan yorumları incelemenizi veya localhostunuzda kurduğunuz, deneme işlemleriniz için kullandığınız bir wordpress site üzerinde test etmenizi öneririm.
Ubuntu’nun iki sürümü olduğunu düşünün, bir sunucu sürümü ve bir masaüstü sürümü. Her işletim sistemi bir sunucuya dayanır; Ubuntu sunucusu, Ubuntu sunucularına dayanan bir işletim sistemidir.
Ubuntu Sunucusuyla Neler Yapabilirim?
Şunları ayarlayabilirsiniz:
Web sunucuları (apache2, NGINX, vb.)
E-posta sunucuları
SQL sunucuları
Proxy Sunucuları
DNS Sunucuları
Oyun sunucuları (yani Minecraft Sunucuları)
FTP Sunucuları
ve daha fazlası.
İyi haber şu ki Ubuntu sunucusu Linux tabanlı bir işletim sistemi olduğundan KVM, OpenVZ, VirtualBox ve VMWare gibi birçok sanallaştırmayı çalıştırabilirsiniz.
KVM, Ubuntu’daki varsayılan sanallaştırma teknolojisi olmasına rağmen, OpenVZ birden fazla izole sanal Linux sunucusu oluşturmanıza olanak tanır. İhtiyaçlarınıza en uygun sanallaştırma çözümünün hangisi olduğunu öğrenmek için KVM ve OpenVZ’yi inceleyin.
Ubuntu Masaüstü Nedir?
Ubuntu masaüstü, Ubuntu sunucusu gibi Linux tabanlı bir işletim sistemidir, ancak tek bir önemli farkı vardır; açık kaynaklı bir GUI ortamına sahiptir. Ubuntu masaüstünü, VLC, Spotify, Chromium, Firefox ve daha birçokları gibi bir ofis üretkenlik paketi ve multimedya yazılımına sahip bir ana makine olarak düşünebilirsiniz.
Ubuntu Pro Desktop Nedir?
Ubuntu Pro Desktop, kurumsal düzeyde güvenlik ve yönetim araçları sunan Ubuntu masaüstünün gelişmiş bir sürümüdür. Ubuntu Pro masaüstünün bazı özellikleri şunlardır:
Genişletilmiş Güvenlik Bakımı (ESM)
Gelişmiş Active Directory ve LDAP entegrasyonu
NIST sertifikalı FIPS kripto modülleri
Ortak Kriterler EAL2
CIS ve DISA-STIG profilleri ile USG sertleştirme
Çekirdek Canlı Yaması
Yeni kurumsal müşteriler Ubuntu Pro’yu 30 günlük deneme süresi boyunca ücretsiz kullanabilirler.
Ubuntu Pro fiyatları:
Fiziksel sunucu: 500$
Masaüstü: 25$
Ubuntu Server ve Ubuntu Masaüstü; Karşılaştırma Tablosu
İşletim Sistemi
Kullanıcı arayüzü
Uzun Vadeli Destek
Başlangıç seviyesi için uygun
Grafikler
Fiyat Aralığı
Ubuntu Sunucusu
CLI
5
❌
Yok
Ücretsiz (Barındırma ücretleri değişiklik gösterir)
Ubuntu Masaüstü
Grafiksel kullanıcı arayüzü
3
✅
1024 x 768 çözünürlüğe sahip VGA
Özgür
Ubuntu, aşağıdakiler gibi popüler genel bulutlarda desteklenmektedir:
Amazon AWS
Microsoft Azure
Google Bulut Platformu
IBM Bulut ve Oracle
Ubuntu Server ve Ubuntu Masaüstü; Sistem Gereksinimleri
İşletim sistemi
İşlemci
Veri deposu
Disk
Ubuntu Sunucusu
1 GHz
+1 GB
+2,5 GB
Ubuntu Masaüstü
2 GHz çift çekirdekli işlemci
4 CİGABAYT
25 GB
Ubuntu masaüstünün farklı sürümlerinin farklı GUI’leri vardır: 11.04’ten 17.04’e kadar olan sürümler Unity masaüstü ortamını kullanır ve 17.10’dan itibaren masaüstü GNOME Kabuğunu kullanır . Varsayılan GUI’si olarak GNOME kabuğuna sahip Ubuntu masaüstü sürümlerinin en az 256 MB boş alana sahip 3D Hızlandırma Yetenekli bir Ekran Kartına ihtiyacı vardır.
Ubuntu Server ve Ubuntu Desktop; İşletmeler İçin En İyi Seçim Hangisi?
İş söz konusu olduğunda, Ubuntu sunucusu ile masaüstü performansı tartışmanın ana konusudur. Ubuntu sunucusunda önceden yüklenmiş bir GUI olmadığından, kaynakları birden fazla görevi idare etmek için özgürdür ve çok fazla RAM ve hesaplama gücüne ihtiyaç duymaz.
İşte Ubuntu sunucusunun işletmeler için en uygun çözüm olmasının 10 nedeni:
Her 6 ayda bir bakım güncellemeleri
Standart Güvenlik Bakımı (SSM) beş yıla kadar
Uzun Vadeli Genişletilmiş Güvenlik Bakımı (ESM)
Ölçeklendirme zorluklarını yönetmek için hiper ölçeklendirme özelliği
Donanım kaynaklarının verimli kullanımı
Koltuk başına lisans maliyeti yok
Hizmet Düzeyi Anlaşması (SLA) desteği
Ücretsiz güvenlik güncellemeleri
Kolay ve hızlı yeni altyapı dağıtımı
İnce istemci dağıtımları
Ubuntu sunucusu ile masaüstü arasındaki temel fark, bir GUI yerine Ubuntu sunucusunun bir CLI’ye (Komut satırı arayüzü) sahip olmasıdır. Ancak, Ubuntu sunucunuza bir masaüstü ortamı veya bir GUI sunucu kontrol paneli kurabilirsiniz. İşte harika bir rehber:
Ubuntu Server ve Ubuntu Masaüstü; Güvenlikleri Nasıl Artırılır?
Ubuntu bir Linux dağıtımı olduğundan, Linux’un sağladığı tüm güvenlik araçlarına sahiptir. Ancak, verilerinizi siber dolandırıcılara karşı korumak için başka güvenlik önlemleri alabilirsiniz.
Kök kullanıcı seçeneğini kolay kullanın
Ubuntu özelliklerine ve uygulamalarına erişmek için kök kullanıcı olmanıza gerek yok. Aslında, verilerinizi hatalara ve virüslere karşı korumak istiyorsanız Sudo komutunu kullanmak en iyisidir. Her seferinde kök kullanıcı olarak oturum açarsanız ve Firefox, Spotify vb. açarsanız, tüm sisteminiz siber saldırılara karşı savunmasız hale gelir. Bazı virüsler sistem dosyalarını saniyeler içinde silebilir, ancak Ubuntu’nun varsayılan ayrıcalıksız kullanıcısını değiştirmezseniz, veri kaybı veya bozuk dosyalarla uğraşmak zorunda kalmazsınız.
Güvenlik güncelleştirmelerini yükleyin
Güvenlik güncellemelerini otomatik olarak yüklemek için Ubuntu’nun ” unattended-upgrades ” aracını kullanabilirsiniz. Güvenlik güncellemeleri, sisteminizi hasarlı yazılımlara, veri kaybına veya kimlik hırsızlığına neden olabilecek açıklardan korur.
Uzak sunucuya erişmek için SSH Anahtarlarını kullanın
Sunucunuza giriş yapmak için parola kullanırsanız, bu parolaya sahip olan herkes sunucunuza da erişebilir ve bu da siber saldırı riskini artırır. Verilerinizin güvenliğini sağlamak için, sunucunuza erişmek üzere yerel sisteminizde SSH anahtarları ayarlayın. Bu işlem SSH için parola tabanlı kimlik doğrulamayı devre dışı bırakır, bu nedenle açık anahtarınızı koruyun çünkü bu, sunucunuzun kilidini açan anahtardır.
Yazılım veya donanım güvenlik duvarı kullanın
Güvenilir bir güvenlik duvarı, yetkisiz erişimi ve kötü amaçlı veri paketlerini ortadan kaldırarak veri trafiğini izlemenize ve kontrol etmenize olanak tanır. Bütçe dostu ancak güçlü bir Windows yazılım güvenlik duvarı istiyorsanız, 2023 için Windows 10 için En İyi 6 Güvenlik Duvarı’na göz atın .
Ubuntu 20.04 Sunucu mu Masaüstü mü; Hangisini Kullanmalı?
Bu noktada, Ubuntu sunucusu ile Ubuntu masaüstü arasındaki farkları biliyorsunuz. Ubuntu masaüstü size önceden yüklenmiş uygulamalarla basit bir GUI sunar ve Ubuntu sunucusu size masaüstü benzeri olmayan bir ortam olan CLI (Komut Satırı Arayüzü) sunar.
Ubuntu 20.04 sunucusu geliştiriciler arasında oldukça popüler hale geldi ve bu da Ubuntu 20.04 sunucusu ile masaüstü ikilemini çözmeyi zorlaştırdı. Ubuntu 20.04 sunucusu ile masaüstü arasında bir kazanan seçmek mesleğinize, tercihlerinize ve teknik bilginize dayanmalıdır.
Seçiminizi yapmadan önce düşünebileceğiniz bazı ön sorular şunlardır.
Oyuncu, geliştirici veya işletme sahibi misiniz?
Bir işletim sisteminde sizin özel ihtiyaçlarınız nelerdir?
Teknolojiye yeni başlayan biri misiniz yoksa profesyonel misiniz?
Komut satırı yazma bilginiz var mı?
Siz veya çalışanlarınızın grafiksel bir ortama veya multimedya uygulamalarına mı ihtiyacı var?
Sık sık web servisleri çalıştırmanız mı gerekiyor?
Verileri 7/24 yönetmeniz, depolamanız, göndermeniz ve işlemeniz mi gerekiyor?
SSH kullanarak GUI’yi yönetmeyi mi düşünüyorsunuz?
#4, #6, #7 ve #8 numaralı sorulara cevabınız evet ise Ubuntu sunucusuna geçin.
Eğer teknolojiye yeni başlayan biriyseniz ve 5. soruya evet cevabını verdiyseniz, Ubuntu masaüstünü tercih edin.
Ubuntu sunucusu ile masaüstü arasındaki fark sadece arayüzle ilgili değildir; kaynaklar da dikkate alınması gereken bir konudur. Daha fazla bilgi için “ Ubuntu Sunucusu ve Ubuntu Masaüstü; Sistem Gereksinimleri ”ne geri dönün.
Ubuntu Server ve Ubuntu Masaüstü; Hangisinin Kurulu Olduğunu Nasıl Kontrol Edebilirim?
Bu iki komut satırı, hangi Ubuntu sürümünü kullandığınızı bulmanıza yardımcı olacaktır.
Terminalinize “ lsb_release -a” yazın. Bir çıktı raporu göreceksiniz; Açıklama satırı Ubuntu sürümünüzü gösterir.
Terminalinize “ cat /etc/issue” yazın. Şu şekilde bir çıktı göreceksiniz: “Ubuntu 20.04 LTS \n \l”
Ubuntu İşletim Sisteminizi Güvende Tutmak İçin İhtiyacınız Olan 1 Numaralı Güvenlik Aracı
Yakın zamanda Windows’tan Ubuntu’ya geçtiyseniz, Linux’un açıklardan uzak altyapısının keyfini çıkarıyorsunuz demektir. İşletim sisteminizin kötü amaçlı tehditlere karşı sıkı bir şekilde korunduğunu bilmek rahatlatıcı değil mi? Peki, tamamen yeni bir güvenlik rahatlaması seviyesi deneyimlemeye hazır mısınız?
Cloudzy, çevrimiçi ayak izinizi 7/24 korumak ve kapsamak için çekirdek tabanlı sanallaştırma kullanan yeni nesil Ubuntu VPS barındırma hizmeti sunar. Kesintiler yaşamak ve işletim sisteminizin haftada bir saldırıya uğramasını istiyorsanız, bu teklifi pas geçin ve devam edin.
Ancak verilerinizin ve daha da önemlisi müşterilerinizin verilerinin kurumsal düzeyde bir güvenlik çözümüyle güvenliğini sağlamayı önemsiyorsanız, VPS hizmetlerimize göz atın.
Bu fiyatlara bundan daha güvenilir bir VPS bulamazsınız!
Açık Seçim
Linux tabanlı sunucuların çoğunluğu Ubuntu kullanıyor; siz neden kullanmıyorsunuz? Herkesin neden Ubuntu’yu sevdiğini keşfedin — optimize edilmiş bir Ubuntu VPS edinin
SSS
Ubuntu sunucusu mu Ubuntu masaüstü mü; hangisi Linux komut satırı bilgisi gerektirir?
Ubuntu sunucusu. Ubuntu sunucusunu çalıştırdığınızda grafiksel bir kullanıcı arayüzü görmezsiniz, sadece komut satırı terminalini görürsünüz.
Ubuntu sunucusu ile masaüstü arasındaki temel fark nedir?
Ubuntu sunucusunda bir CLI (Komut Satırı Arayüzü) ve Ubuntu masaüstünde bir GUI (Grafiksel Kullanıcı Arayüzü) bulunur.
Ubuntu sunucusu mu Ubuntu masaüstü mü; başlangıç seviyesindekiler için hangisi daha uygundur?
Ubuntu masaüstü, yeni başlayanlar veya Windows arayüzüne alışkın olanlar için harika bir seçenektir.
Kalite Nedir? Kalite, bir ürün veya hizmetin belirlenen ihtiyaçları ne ölçüde karşıladığını ifade eder. ISO 9001’e göre kalite, bu ihtiyaçları karşılama derecesidir. Kalite yalnızca hatasız üretim değil; müşteri memnuniyeti, güvenilirlik ve uzun ömür gibi unsurları da kapsar.
Kalite Tek Başına Yeterli midir? Kalite önemli bir unsurdur ancak yeterli değildir. Sürdürülebilir başarı için maliyet, hız, çeviklik ve müşteri hizmetleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kaliteli fakat geç veya pahalı ürün, rekabette dezavantaj yaratır.
Kayıplar Nelerdir? Üretimdeki kayıplar verimliliği düşürür. En yaygın kayıplar:
Bekleme
Fazla üretim
Gereksiz taşıma
Hatalı üretim
Gereksiz hareket
Stok fazlası
İş gücünün verimsiz kullanımı
Kalitesizlik Maliyetleri Nelerdir? Kalitesizlik, işletmeye hem görünür hem gizli maliyetler yükler.
Önleme: Eğitim, planlama giderleri
Değerlendirme: Test ve denetim maliyetleri
İç Hatalar: Üretim aşamasında fark edilen sorunlar
Dış Hatalar: Müşteri sonrası oluşan hatalar (iade, garanti, imaj kaybı)
Kalitesizlik Maliyeti Nasıl Azaltılır?
Sürekli iyileştirme (Kaizen)
Kök neden analizleri
Eğitim ve bilinçlendirme
Standart iş yapış şekilleri
Süreç odaklı denetim
Kalite Kontrol ve Kalite Güvence Farkı
Kalite Kontrol: Üretim sonrası ürünün kontrolüdür.
Kalite Güvence: Kalitenin süreç boyunca sağlanması için yapılan önleyici faaliyetlerdir.
Dünyanın en popüler web sunucusu yazılımıdır. İlk olarak 1995 yılında geliştirilmiştir ve o zamandan beri sürekli olarak gelişim göstermektedir. Apache, açık kaynak kodlu bir yazılımdır ve ücretsiz olarak kullanılabilir. Bu nedenle, birçok web sitesi sahibi tarafından tercih edilir. Apache Web Sunucusu, web sayfalarının internet üzerinden erişilebilir hale getirilmesini sağlar. Bu durum web sayfalarının kullanıcılar tarafından görüntülenebilmesi için gereklidir. Apache, web sunucusu yazılımı olarak, web sayfalarının sunucuda barındırılmasını adına önem taşır. Bu yöntem ile kullanıcılar web sayfalarına erişebilirler.
Apache, birçok farklı işletim sistemi üzerinde çalışabilir. Bu durum kullanıcıların farklı işletim sistemlerinde çalışan sunucuları desteklemesine olanak tanır. Apache, Linux, Windows, macOS ve diğer birçok işletim sistemi üzerinde aktif olarak faaliyet gerçekleştirir. Sunucu yazılımı birçok farklı özellik sunar ve bu özelliği ile ön plana çıkar. Bu özellikler, web sunucusunun performansını artırmak ve kullanıcıların web sayfalarına daha hızlı erişmelerini sağlamak için tasarlanmıştır.
Apache’nin özellikleri arasında, dinamik içerik oluşturma, SSL desteği, sanal ana bilgisayarlar, proxy sunucu desteği ve daha birçok özellik bulunur. Apache, dinamik içerik oluşturma özelliği sayesinde, web sayfalarının içeriğinin otomatik olarak oluşturulmasını sağlar. Özellik temelde web sayfalarının daha dinamik bir şekilde kullanılmasına olanak tanır.
Apache Web Sunucusu Ne İşe Yarar?
Apache web sunucusu, internet üzerindeki web sitelerinin yayınlanmasını sağlayan açık kaynak kodlu bir web sunucusudur. Dünya genelinde yaygın olarak kullanılan sunuculardan biridir ve birçok web sitesi tarafından tercih edilir. Apache web sunucusu, web sitelerinin internet üzerinde yayınlanmasını sağlayan bir yazılım olarak tanımlanabilir. Bu yazılım, web sayfalarının istemcilere (kullanıcılara) gönderilmesini sağlar. Apache, açık kaynak koduna sahip olan bir yazılım olması sebebiyle kullanıcılar tarafından geliştirilebilir ve özelleştirilebilir. Bu sebeple de birçok web sitesine uyum sağlayabilme özelliğine sahiptir.
Apache web sunucusu, birbirinden farklı sistemlerde aktif olarak faaliyet gerçekleştirebilir. Bu işletim sistemleri arasında Linux, Windows, MacOS ve Unix gibi sistemler yer alır. Aynı zamanda, farklı platformlarda çalışan web siteleri için de ideal bir seçenektir. Web sitelerinin istemcilere gönderilmesini sağlamak için HTTP protokolünü kullanır. Bu işlem, web sayfalarının nasıl yönlendirileceğini belirler. Apache, HTTP protokolünü kullanarak web sayfalarını istemcilere gönderir ve bu sayede web sitelerinin hızlı ve güvenli bir şekilde yayınlanmasını sağlar. Kısaca Apache web servernedir? sorusunun yanıtını bu şekilde vermek mümkündür.
Apache Web Sunucusu Nasıl Kullanılır?
Apache, günümüzün en popüler web sunucularından biridir ve bu nedenle de sektöre yeni girecek olan kişiler Apache’nin nasıl kullanılacağını sıklıkla araştırır. Dünya çapında milyonlarca web sitesi tarafından kullanılan açık kaynaklı yazılımın kullanımı sanılanın aksine daha kolaydır. İster bir web geliştiricisi olun ister bir sistem yöneticisi olun, Apache web sunucusunun nasıl kullanılacağını anlamak temel bir beceridir.
Apache web sunucusunu kullanmanın ilk adımı, onu sisteme entegre etmektir. Yükleme işlemi, işletim sisteminize bağlı olarak değişir. Linux kullanıcıları için, Apache genellikle varsayılan paket havuzlarında mevcuttur. Bunu dağıtımının paket yöneticisini kullanarak kurabilirsin. Windows kullanıcıları için, Apache web sitesinden uygun paketi indirebilir ve yükleyiciyi çalıştırabilirsiniz. Kurulum tamamlandıktan sonra, sisteminiz için Apache’yi yapılandırmanız gerekecektir. Bu, ana yapılandırma dosyasının (httpd.conf) sistem ayarlarınızla eşleşecek şekilde düzenlenmesini içerir. Bu dosya genellikle Apache kurulum dizininde bulunur. Bu şekilde Apache’yi kaliteli bir şekilde deneyimlemek ve profesyonel bir şekilde kullanmak mümkündür. Fakat her bir adıma dikkat edilmesi ve Apache nedir ne işe yarar? konusunda tek bir soru işareti dahi kalmadan işlem gerçekleştirilmesi gerekir. Böylece hem Apache hakkında bilgi sahibi olunması hem de Apache sunucu nedir? sorusunun yanıtının yanı sıra detaylarının da bilinmesi kullanıcılara pek çok avantaj sağlar.
Apache Web Sunucusunun Avantajları Nelerdir?
Apache web sunucusunu kullanmaya karar veren kişilerin bu sunucunun özellikleri hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Bu şekilde profesyonel bir kullanım gerçekleştirileceği için istenilen sonuçların elde edilmesi mümkün olacaktır. Peki, Apache web sunucusunun avantajları nelerdir?
Bu yazılım, sağlamlığı, güvenilirliği ve esnekliği ile bilinir ve web geliştiricileri ve işletmeler için iyi bir seçenektir. Özetlemek gerekirse Apache’nin tek bir avantajının olduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu web sunucusunun kullanım sektörüne göre birden fazla avantajı bulunur.
Apache web sunucusunu kullanmanın en önemli avantajlarından biri, açık kaynaklı ve ücretsiz olmasıdır. Bu durum küçük işletmelerin ve bireylerin herhangi bir maliyet ödemeden Apache’yi kullanabilecekleri ve herkesin erişebileceği anlamına gelir. Apache uygun fiyatlı ancak güvenilir bir web barındırma çözümü arayan küçük işletmeler ve bireyler için popüler bir seçenektir. Ek olarak, açık kaynaklı olan Apache web sunucusu, sürekli olarak yazılımı geliştirmek, hataları düzeltmek ve yeni özellikler eklemek için çalışan geniş bir geliştirici topluluğuna sahiptir. Bu da Apeche’yi son derece güvenilir ve güvenli bir web barındırma çözümü haline getirir. Apeche’nin avantajlarını bu şekilde sıralamak mümkündür. Çok çeşitli web sitelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için özelleştirilebilen güçlü ve esnek yapısı ile ön plana çıkar. Apache’nin en önemli özelliklerinden biri, web tarayıcıları gibi istemcilerden gelen birden fazla eşzamanlı bağlantıyı yönetme yeteneğidir. Bu birçok kullanıcıya aynı anda, yavaşlamadan veya çökmeden içerik sunabileceği anlamına gelir.
Bir istemci Apache’ye bir istekte bulunduğunda, önce istenen sayfanın sunucuda olup olmadığını kontrol eder. Varsa Apache sayfayı alır ve istemciye geri gönderir. Sayfa yoksa, Apache istemciye bir hata mesajı döndürür. Apache’nin nasıl çalıştığını bu şekilde açıklamak mümkündür.
Apache’yi Kimler Kullanabilir?
Apache, web tasarım ve yazılım alanında çalışan kişiler tarafından kullanılır. Göz önünde olan ya da olmayan kişilerin pek çoğunun Apache ile çalıştığı bilinir. İnternette yer alan sitelerin neredeyse %49 oranı Apache kullanır. Elde edilen yeni verilere bakıldığında ise bu oranın her geçen gün daha fazla artış gösterdiği görülür. İsteyen herkesin Apache kullanımı gerçekleştirerek faaliyetlerini sürdürmesi mümkündür. Peki, Apache’nin dezavantajları nelerdir?
Apache’nin Dezavantajları Nelerdir?
Apache olumlu özellikleri bulundurduğu gibi birtakım olumsuz özellikleri de içinde bulundurur. Genel bir değerlendirme ile Apache’nin dezavantajlarını aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür;
Yoğunluk sebebiyle performans sorunu yaşatabilir.
Yapılandırmaya ihtiyaç duyabilir.
Güvenlik açığı bulunabilir.
Bu bilgiler doğrultusunda kullanılıp kullanılmayacağına karar verilmesi gerekir. Ancak yalnızca dezavantajlarına değil avantajlarına da bakılmalıdır. Apache’nin avantajları ise şu şekilde açıklanabilir;
Ticari kullanıma açık bir yazılımdır.
Ücretsiz olması nedeniyle kolay bir şekilde kullanılabilir.
Sıklıkla güncellenir ve yeniliğini korur.
Modül bazlı bir yapıya sahip olduğu için esnek bir kullanım imkanı sunar.
Yapılandırması kolaydır ve başlangıç seviyesinde olanların da kullanması mümkündür.
Çapraz bir platforma sahiptir.
WordPress siteleri ile çalışmaya uygundur.
Herhangi bir problem yaşanması halinde desteğe kolay bir şekilde ulaşım sağlanabilir. Apache’nin avantajlarını da bu şekilde sıralamak mümkündür. Avantajlarının ve dezavantajlarının karşılaştırılması halinde bu web yazılımının pek çok avantajının olduğundan söz edilebilir. Başarılı uygulamalar gerçekleştirmek isteyenlerin Apache ile aradığını bulması ve profesyonel bir şekilde faaliyet gerçekleştirmesi önerilir. Bu şekilde istenilen sonuca ulaşım sağlanabilir.
İşletim sistemi nedir sorusu geniş kitleler için araştırma konusu. Çünkü,bilgisayar, telefon veya tablet fark etmeksizin işletim sistemleri cihazın kullanımını doğrudan etkiliyor. Yeni alınacak cihazların yanı sıra mevcut cihazın performansını artırmak için de işletim sistemi araştırması yapılıyor. İşletim sistemi için direkt olarak donanımlar tarafından sürdürülen bir teknoloji denilebilir. Fakat yapılan girdi/çıktı işlemleri, farklı doanımsal fonksiyonlar, bellek atama gibi gerekli görülen uygulamalar ile bilgisayar arasında da köprü oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra bilgisayarların kütük sistemi ile erişim sağlayarak tek bir zaman içerisinde birden fazla çalışan programlar için yeterli sistem kaynağını ayıran da işletim sistemidir. İşletim sistemi bu sayede programların birbiriyle çakışmadan ve herhangi bir takılma olmaksızın çalışmasını sağlamak için özel olarak tasarlanmıştır. İşletim sistemi yalnızca bir görev üstlenmez. Aksine yerine getirdiği onlarca önemli görev bulunur. Birden fazla işlemin bir arada gerçekleştirilmesi için sistem kaynağı ataması işlemini gerçekleştiren işletim sistemi kişi taleplerinin ulaştığı yerdir. Kişilerin bu taleplerini daha hızlı, güvenli ve pratik biçimde yerine getirmeye odaklıdır.
İşletim Sistemi Nasıl Çalışır?
Bilgisayar işletim sistemleri kendi içerisinde ayrılır. Bu durum, sistemlerin çalışma prensiplerinde de farklılıklar görülmesine neden olur. Bilgisayarın çalıştırılması ile beraber ilgili işletim sistemi bellek adresine yüklenir ve bilgisayar hafızası üzerinde etkin bir biçimde çalışmaya başlar. Ekranın açıldığı ve kullanılmaya başlandığı anla birlikte sistemde yer alan uygulamalar teker teker açılır. Bilgisayar kullanırken yalnızca o an kullanmış olduğunuz yazılımla ilgilendiğiniz için arka planda görev yapan işletim sistemi gibi sistemler üzerinde pek durulmaz. Fakat kişi tarafında o yazılım uygulamalarını servis eden ve programların çalışmasından sorumlu olan tek ve en önemli yapı işletim sistemidir.
İşletim sistemi bileşenleri, bilgisayarın çalışmasını sağlamak için aynı anda kurulu bir düzen içerisinde çalışırlar. Kullanılan yazılımların işlevleri fark etmeksizin hepsi işletim sistemine bağlıdır. Bu sebeple işletim sistemi olmadan bir donanımın yazılım uygulamaları da çalışmaz. Bilgisayarın açılması ile birlikte aktif olarak çalışmaya başlayan işletim sistemi kendi içinde ikiye ayrılır. İşletim sistemi türleri kısaca aşağıdaki gibi listelenebilir;
Kapalı Kaynak Kodu ile Faaliyet Gösteren İşletim Sistemleri
Kullanıcının geliştirmesine ya da eklenti yapmasına izin vermeyen işletim sistemleridir. Bunlar aşağıdaki gibidir:
1. Microsoft Windows
2. Mac OS X
3. Chrome OS
Açık Kaynak Kodu ile Faaliyet Gösteren İşletim Sistemleri
Bu işletim sistemlerinin gelişmesine kullanıcı da müdahale edebilir. Bunlar da aşağıdaki gibi listelenir:
1. Ubuntu
2. Centos
3. FreeDos32
4. GNU/Hurd
5. Haiku
6. NetBSD
7. ReactOS
8. Pardus
İşletim Sistemi Özellikleri Nelerdir?
Bilgisayarlarda bulunan işletim sisteminin birden fazla özelliği mevcuttur. Buna göre işletim sistemi donanım erişiminin denetlemesini yapar. Aynı zamanda dosya ve klasör yönetimini de işletim sistemi sağlar. İşletim sistemi bilgisayardaki tüm donanım ve yazılım programını denetlenmesini üstlenir. Bilgisayarlarda mevcut olan işletim sistemi uygulamalar ve donanım arasındaki etkileşimin yönetilmesini mümkün kılar. Bunun yanı sıra işletim sistemi aracılığıyla tüm verileri sağlamak için disk üzerinde bir dosya yapısı oluşturulur. Bilgisayar kullanan kişilerin yazılım ve donanım ile etkileşim kurması için işletim sistemine ihtiyaçları vardır. İşletim sistemi türleri kendi içerisinde farklılaşır. Bu farklılıklar çeşitli kişi talebinin etkili bir biçimde karşılanması için geliştirilmiştir.
İşletim Sistemi Çeşitleri Nelerdir?
İşletim sistemi çeşitleri, farklı cihazlar ve donanımlara uyumlu olabilmesi için özel olarak tasarlanır. İşletim sistemleri için, bilgisayar, telefon gibi cihazların en önemli parçası denilebilir. Pek çok işlemin istenilen doğrultuda gerçekleştirilmesini sağlayan işletim sistemleri aşağıdaki gibi detaylandırılabilir;
1. Windows İşletim Sistemi
Microsoft tarafından ilk olarak MS-DOS adı ile piyasaya sürülen işletim sistemi zaman içerisinde Windows adını aldı. Kolaylıkla öğrenilebilir bir işletim sistemi olan Windows dünyada en çok tercih edilen işletim sistemleri arasında yer alıyor.
Windows İşletim Sistemi Çeşitleri :
1. Windows 1.0
2. Windows 2.0
3. Windows 3.0
4. Windows 95
5. Windows 98
6. Windows ME
7. Windows XP
8. Windows Vista
9. Windows 7
10. Windows 8
11. Windows 8.1
12. Windows 10
2. MacOS (Apple) İşletim Sistemi
Macintosh işletim sistemi, Apple’ın üretmiş olduğu kişisel bilgisayarları içerisinde kullanılan işletim sistemine verilen addır. İlk olarak Apple’ın kişisel bilgisayarı olan Macintosh ile birlikte 1984 yılında piyasaya sürülen işletim sistemi farklı sürümleri ile günümüzde de kullanılmaktadır.
3. Linux İşletim Sistemi
Linux işletim sisteminin ismi, sistemin üretimini gerçekleştiren Linus Torvalds’tan geliyor. İlk kez 1991 yılında adını duyuran işletim sistemi virüs bulaşma ihtimali en düşük işletim sistemi olarak da biliniyor. Linux pek çok kişi tarafından tercih edilen ve kişilerin kullanıcı memnuniyetini kazanmayı başaran bir işletim sistemi çeşididir.
4. Android İşletim Sistemi
Android işletim sistemi, Google şirketi ile farklı pek çok geliştiricinin bir araya gelerek piyasaya sürdüğü mobil işletim sistemidir. Günümüzde milyonlarca android yazılıma rastlamak mümkün. Dünyada en çok kullanılan mobil işletim sistemi olarak Android işletim sistemi gösterilebilir.
5. iOS İşletim Sistemi
Apple firmasının Mac OS işletim sistemi temel alınarak iPhone marka akıllı telefonlar, iPad marka tabletler ve iPod Touch için ürettiği özel bir mobil işletim sistemidir. iOS işletim sistemi Linux tabanlı bir işletim sistemi olmakla beraber, yalnızca markanın ürettiği cihazlarda yer verilen bir teknolojidir.
Bilgisayarlar için Windows işletim sisteminden sonra en bilinen işletim sistemi Linux olabilir. Açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olan Linux nedir, ne işe yarar gibi sorulara cevap verdiğimiz içeriğimize hoş geldiniz.
Bildiğiniz üzere işletim sistemleri gerek bilgisayarlarda gerek telefonlarda işlem yapmamızı sağlayan sistemlerdir. Bilgisayarlarda en çok kullanılan ve bilinen işletim sistemlerinin başında Windows gelir. Ondan sonra ise bu içeriğimizin de konusu olan açık kaynak kodlu işletim sistemi Linux geliyor.
Sizler için Linux nedir, nasıl kullanılır gibi soruların cevabını veriyoruz. İçeriğimizde Linux işletim sisteminin kimler tarafından, ne için kullanıldığından bahsedecek, Linux’un diğer işletim sistemlerinden farkını da açıklayacağız. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan Linux nedir? sorusuyla başlayalım.
Linux, en çok bilinen ve en çok kullanılan açık kaynak kodlu işletim sistemidir. Diğer işletim sistemlerinden farklı olarak Linux açık kaynak kodlu bir yapıya sahiptir. Bu da işletim sistemini kullanan kişinin bilgisayarın arka planında dönen neredeyse her şeyden haberi olabileceği, işletim sistemini kendince düzenleyebileceği ve geliştirebileceği anlamına geliyor..
Linux’un diğer işletim sistemlerinden farkı ne?
Aslında bakıldığı zaman Linux, Windows ve macOS gibi işletim sistemleriyle oldukça benzer özelliklere sahip. Aynı diğer işletim sistemleri gibi bir grafik arayüzüne sahip olan Linux, kelime işlemcileri, fotoğraf ve video düzenleyicisi gibi çeşitli yazılımlara da sahiptir. Gündelik kullanılan birçok uygulamanın Linux işletim sistemi için uyarlanmış versiyonu da bulunur. Kısacası bilgisayarın olduğu yerde Linux da hazır halde bekliyor olacaktır.
Linux’u diğer işletim sistemlerinden ayıran en büyük özelliklerden biri, ilk paragraflarda bahsettiğimiz gibi Linux’un açık kaynak kodlu olmasıdır. Linux yapılırken yazılmış kodların hepsi ücretsiz bir şekilde topluma açık halde bulunuyor. Bu da bu kodların yazılımcılar tarafından görülmesine, değiştirilmesine ve geliştirilmesine kapı açıyor.
Linux işletim sisteminin bir diğer farkı ise farklı yazılım seçenekleri içeren çeşitli Linux dağıtımları olmasıdır. Bu da Linux’un inanılmaz derecede özelleştirilebilir olduğu anlamına geliyor. Durumun böyle olması Linux’ta sadece uygulamaların değil, grafikleri gösterecek sistemlerden diğer kullanıcı arayüz bileşenlerinin de değiştirilebilir olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla Linux, diğer işletim sistemlerinde yapamadığınız çoğu şey için sizlere özgürlük sunar.
Linux’u kimler kullanıyor?
Linux’u ister biliyor ister bilmiyor olun, muhtemelen daha önce Linux’u istemeden de olsa kullandınız. İnternet sitelerinin neredeyse üçte biri, Linux tarafından oluşturulan sunucular tarafından çalıştırılıyor. Bunun dışında Linux işletim sistemini genellikle yazılımla içli dışlı olan bireyler ve birçok büyük şirket kullanıyor.
Şirketlerin sunucularını kurarken Linux’u seçmelerinin sebebi, diğer işletim sistemlerine göre çok daha güvenli olması. Bunun yanı sıra Linux, diğer işletim sistemlerine göre daha esnek ve daha rahat bir işletim sistemi. Ayrıca Linux’u geliştirmek için çalışan inanılmaz büyük bir topluluk var. Şirketler dilediği zaman bu topluluktan gerçekten de muazzam yardımlar alabiliyor. Ayrıca Linux işletim sistemi için ticari destek sunan şirketler de bulunuyor.
Unix ve Linux arasındaki farklar neler?
Unix’i duyanlarınız vardır. 1970’lerde Ken Thompson, Dennis Ritchie ve birkaç kişi ile Bell Labs’te geliştirilen bir işletim sistemi olan Unix, Linux ile bazı benzerlikler taşıyor. İlk geliştirildiğinde neredeyse ayırt edilemez halde olan Linux, Unix ile benzer araçlara, programlama araçlarına, dosya sistem düzenlerine ve diğer anahtar bileşenlere sahiptir.
Unix’in Linux’tan farklı olmasının en büyük sebebi, tüm Unix versiyonlarının açık kaynaklı ve ücretsiz olmamasıdır. Yıllar geçtikçe Unix benzeri veya Unix uyumlu şeklinde birçok işletim sistemi geliştirildi ancak hiçbiri Linux kadar başarılı olamadı. Linux, bu zamana kadar Unix temel alınarak üretilen en başarılı ve en popüler işletim sistemi oldu. Bunda ücretsiz ve açık kaynak kodlu olmasının da büyük etkisi var.
Linux nasıl geliştirildi?
Linux, 5 Ekim 1991 tarhinde, Helsinki Üniversitesi öğrencisi Linus Torvalds tarafından kuruldu. Torvalds’ın Linux’u geliştirme sebebi, çoğunlukla akademik ortamlarda kullanılan bir başka Unix klonu Minix’e rakip olmasıydı. Ücretsiz ve açık kaynaklı bir alternatif olarak geliştirilen Linux’un ismi ilk adımda Freax olacaktı ancak daha sonrasında geliştiricinin ismi ve Unix’in birleşiminden ortaya çıkan Linux isminde karar kılındı.
Linux’un avantajları ve dezavantajları neler?
Avantajları:
Güvenlik
Stabil yazılım güncellemeleri
Özelleştirme
Farklı dağıtımlar
Dezavantajları:
Teknik destek
Standart versiyonu yok
Öğrenme süresi
Açık kaynak
Kodları herkese açık olan Linux’ta kullanıcılar bu kodları görüntüleyebilir, diledikleri gibi değiştirebilir ve bilgisayarlarında çok daha fazla söz sahibi olabilirler.
Güvenlik
Linux, diğer işletim sistemleriyle karşılaştırıldığı zaman çok daha güvenli. Elbette kötü amaçlı yazılımların hepsini engelleyebilecek kadar güvenli bir yapısı yok ancak yine de diğer işletim sistemlerinden daha dayanıklı. Linux’ta virüs içeren bir uygulamanın kesinlikle yöneticiden bir şifre ile onay alması gerekiyor. Şifre girilmediği sürece uygulamalar işletim sisteminde herhangi bir değişiklik yapamıyor. Dolayısıyla Linux, herhangi bir antivirüs programına ihtiyaç kalmadan bilgisayarı koruyor.
Stabil yazılım güncellemeleri
Linux’ta karşılaşacağınız ilk şeylerden biri fazla gelen yazılım güncellemeleri olacaktır. Linux sürekli olarak güncelleniyor ve bu güncellemeler genelde diğer işletim sistemlerine nazaran çok daha hızlı bir şekilde yükleniyor. Linux’ta yapılan güncellemeler kolayca yüklenebiliyor ve genelde bu güncellemeler yapılırken pek sorun çıkmıyor.
Özelleştirme
Linux’u diğer işletim sistemlerinin üstüne çıkaran en büyük avantajlardan biri de özelleştirme imkanı. Linux’un açık kaynak kodları sayesinde istediğiniz herhangi bir özelliği özelleştirebilir, ihtiyaçlarınıza göre herhangi bir özellik ekleyebilir ve varolan bir özelliği kaldırabilirsiniz. Elbette duvar kağıdı veya isteğe bağlı simgelerden bahsetmiyoruz bile.
Farklı dağıtımlar
Linux’un birden çok dağıtımı (versiyonu) bulunuyor. Kullanıcılar, ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda istedikleri Linux versiyonunu kullanmakta özgürler zira bu versiyonların hepsi ücretsiz. Linux’un farklı dağıtımlarına Fedora, Ubuntu, Arch Linux, Debian, Linux Mint örnek verilebilir. Eğer henüz acemiyseniz Ubuntu veya Linux Mint kullanabilirsiniz. Eğer iyi bir yazılımcıysanız Debian ve Fedora ile kendinizi geliştirebilirsiniz.
Linux’un dezavantajları:
Teknik destek
Linux kullanıcılarının oluşturduğu muazzam büyüklükte bir topluluk olduğunu ve bu topluluğun ellerinden geldiğince Linux hakkında başka kullanıcılara destek olduğunu belirtmiştik. Bu durum aslında söylendiği kadar yararlı olmayabilir zira teknik bilgisi yetersiz olan biri yardım istediği zaman topluluktan gelen yardımları anlayamayabilir. Bu da destek isteyen birinin sorununu çözememesine sebep olacaktır.
Standart versiyonu yok
Bildiğiniz üzere Windows ve MacOS birkaç adet standart versiyona sahip. Bunlara örnek olarak Windows 7,8 veya 10 gösterilebilir. Linux’un ise herhangi bir standart versiyonu yok. Bu yetmezmiş gibi bir de kullanıcıların oluşturduğu binlerce farklı Linux sürümü bulunuyor. Bu durum, hangi Linux versiyonunun sizin için en iyisi olduğunu bulamamanıza ve Linux’tan kopmanıza sebep olabilir.
Öğrenme süresi
Linux’un kullanımı Windows veya Mac kadar kolay değil. Teknik olarak Linux, diğer işletim sistemlerine göre çok daha geniş bir bilgi tabanı gerektiriyor. Dolayısıyla yeni yeni bilgisayara alışanlar veya Linux hakkında hiçbir bilgisi olmayanlar, ilk adımlarda fazlasıyla zorlanabilir. Elbette Linux öğrenilemeyecek kadar zor değil ancak yine de Linux’a alışmak biraz fazla zaman isteyecektir.
Senada Danışmanlık / Ben Kemal Nasıl Yardımcı olabilirim?