Araştırma

Kali Linux ve 5 Popüler Araç

Siber güvenlik dipsiz bir kuyu gibidir. İşin detaylarına inildikçe sonunun olmadığı görülecektir. Gelişen teknoloji, siber güvenlik dünyasının da çok hızlı bir şekilde gelişmesine sebep olmuştur. Siber güvenlik artık o kadar önemli bir noktaya gelmiştir ki ülkelerin bir siber güvenlik bakanlığı olması gerektiğini düşünenlerin sayısı bir hayli artmıştır. Bunun sebebi ise çağımızın bir dijital çağ olmasından kaynaklıdır. Artık tüm verilerimiz dijital dünyada bulunmaktadır.

Nasıl ki evimize hırsız girerek bize maddi zararlar veriyorsa siber korsanlarda dijital mahremiyet alanımıza girerek bizlere hem maddi hem de manevi zararlar vermeye çalışmaktadır. Artık siber güvenlik o kadar önemli bir konuma gelmiştir ki yakın tarihte fiziki hırsızlıkların çok azalacağı ve siber korsanlar tarafından yapılan siber saldırıların daha da popülerleşeceğini söyleyebiliriz. Zaten bunu şu anda rahatlıkla görmekteyiz. Hem devletler hem kurum ve firmalar hem de bireyler siber saldırılar sonucu ciddi zararlara uğramaktadır. Bugün bahsedeceğimiz konu siber güvenlik dünyasının vazgeçilmezi olan “Kali Linux” ve “Kali Linux’un popüler toolları” olacaktır. O zaman başlayalım.

Kali Linux; Kali Linux, içerisinde 600’den fazla sızma testi aracı bulunduran ve etik hackerlık ile güvenlik denetimleri uygulamalarının tek bir sistem üzerinden gerçekleştirilmesini amaçlayan bir işletim sistemidir. Kali Linux, Offensive Security tarafından Linux işletim sisteminin bir dağıtımı olan Debian’ın standartlarına göre geliştirilmiş, ücretsiz ve birçok dil seçeneğine sahip açık kaynaklı bir işletim sistemidir. Etik hackerlık ve sızma testi uygulamalarından, adli bilişim ve tersine mühendisliğe kadar birçok konuda çok sayıda araç barındırdığından dolayı Kali Linux siber güvenlik alanında sıkça tercih edilen bir işletim sistemidir. Kali Linux’un diğer Linux dağıtımlarından farkı ise şudur: Kali Linux özellikle web site açıklarının tespiti, şifre kırma testleri, sızma testleri, exploit (sömürme) testleri, ağ güvenlik açıkları tespiti ve aşılama gibi çok sayıda siber güvenlik aracıyla gelen bir işletim sistemidir.

Neden Kali Linux kullanılıyor diye soracak olursanız;

  • Kali Linux 600’ün üzerinde penetrasyon test aracı içermektedir,
  • Kişiselleştirilebilir bir yapıya sahiptir,
  • Ücretsizdir,
  • Açık kaynaklıdır,
  • Başta Türkçe olmak üzere çoklu dil desteğine sahiptir.

Kali Linux hakkında kısa bir bilgilendirmeden sonra en popüler araçlara göz atabiliriz. O zaman başlayalım;

  • NMAP: Nmap, ağ tarama ve zafiyet tespiti için kullanılan açık kaynaklı bir araçtır. Bu araç birçok sisteme yönelik taramaları gerçekleştirerek esnek, hızlı ve anlamlı bir şekilde sonuç üretmektedir. Sistemlerin açık olup olmadığını, açık olan sistemlerin portlarının durumları, hangi servislerin çalıştığı ve kullanılan işletim sistemi gibi birçok bilgiyi verebilmektedir. Nmap ile tespit edilen servislerin güvenlik açığı barındırıp barındırmadığı ve kullanılan servisler hakkında bilgi elde edinilebilir. Ayrıca içerisinde barındırmış olduğu scriptler ile hedef sisteme yönelik tarama gerçekleştirildiğinde hedef sistem hakkında detaylı bilgi ve güvenlik açığı olup olmamasına yönelik sonuç üretmektedir. Nmap de aslında kendi içerisinde ayrı bir dünyadır. Çok detaylı ve kapsamlı bir siber güvenlik tooludur. Bu nedenle doğru parametlerle kullanılması gerekmektedir. Nmap kullanılırken taramanın başarılı sonuç vermesi için belirli aşamaları takip etmek gerekmektedir.
  • Wireshark: Wireshark, bir ağ veya ağ protokolünü analiz etmenize yardımcı olan ücretsiz bir araçtır. Wireshark’ın kendi sitesi üzerinden ücretsiz olarak indirebileceğiniz bu aracı kullanarak bir ağ trafiğini geçmişte yakalanan paketlerle birlikte detaylı olarak analiz etme şansına sahip olabilirsiniz. Unix, Linux, Windowsve MacOS işletim sistemlerinde çalışan Wireshark, komut satırı üzerinden kullanılabileceği gibi basit ve işlevsel kullanıcı ara yüzü de sunmaktadır. GTK+ ve bazı widget araç takımıyla güçlendirilen yazılım, veri paketlerini yakalamak için pcap’ı kullanır. Wireshark ve diğer tüm terminal tabanlı yazılımlar ve Tshark’da olduğu üzere yazılım GNU General Publis License altında yayınlanmaktadır.

Wireshark yazılımının kullanıcılarına sunduğu bazı temel ve öne çıkan özellikleri şunlardır:

  • Kablolu veya kablosuz bağlantı üzerindeki ağ trafiğini ve önceden yakalanmış tüm veri paketlerini analiz etmek,
  • Programsal olarak yakalanmış bir paketi düzenleme ve dönüştürme işlevlerini yerine getirmek,
  • Ağ üzerinden yapılan VoIParamalarına dair çağrıları saptayabilmek,
  • Linux ortamında kullandığınız taktirde raw USBtrafiğini yakalamak,
  • Belirlediğiniz herhangi bir filtre dahilinde ağ trafiğini filtrelemek ve yalnızca filtreyle örtüşen sonuçları listelemek.
  • MetaSploit: Metasploit Framework, hem ofansif hem de defansif güvenlikte kullanılan açık kaynaklı ve Ruby dili ile yazılmış bir platformdur. Metaspolit Framework Kali Linux ile kurulu olarak gelmektedir. İstenirse Windows ve Mac versiyonları da kullanılabilir ama ayrıca kurulum gerektirmektedir. Metasploit Framework, sistemlerde bulunan açıkların tespit edilmesi, sömürülmesi ve sistemlere sızılması için gerekli araçları içinde barındıran bir yapıdır. İçerisinde exploitler, payloadlar, auxiliaryler ve encoderler vardır. İçerisinde 2000 üzerinde exploit barındırmaktadır. Fakat bu exploitlerin kullanılabilmesi için metasploit için kodlanmış olması gerekmektedir. Metasploit’in en önemli özelliklerinden bir tanesi kullanıcının kendi stratejisini belirlemesine olanak tanımaktadır.
  • WPScan: WPScan, WordPress tabanlı sitelerde açıkları bulmak, bilgi toplamak ve brute-force saldırısı yapabilen ruby ile kodlanmış bir araçtır. Birçok kullanım parametresi bulunmaktadır. WPScan ile, zafiyet taraması yapılan sitenin versiyonuna, kullandığı temaya, kullanılan ve kurulu olan eklentilere ve kullanıcı adlarına dair bilgilere erişilebilmektedir. WordPress kullanımının çok yaygın olduğu düşünülürse siber güvenlik açısından ne kadar önemli bir tool olduğu anlaşılacaktır.

Nessus: Nessus, dünyada birçok kullanıcısı bulunan güvenlik zafiyeti tarama programıdır.  Nessus Professional, Nessus Manager, Nessus Home ve Nessus Cloud sürümleri mevcuttur. Fiziksel, sanal ve bulut ortamlarında güvenlik zafiyetlerinin ve zararlı yazılımların tespitini sağlar. Nessus, cihazlarda hangi işletim sisteminin çalıştığını, hangi servislerin hangi portlar üzerinde çalıştığını, işletim sistemi ve servislere ait açıklıklar, yazılım bileşenleri ve ağ protokollerinin sahip olduğu zafiyetler ve uyumluluk gereksinimlerinin ne durumda olduğu gibi kriterlere göre hedef cihazların sahip oldukları açıklıklarla ilgili geniş kapsamlı raporlama sunar. Nessus, sistemde tespit ettiği zafiyetleri Birçok farkı kritere göre sıralama ve filtreleme özelliği sunarak zafiyetleri daha iyi anlamlandırmaya imkân tanır. Özelliklerini sıralayacak olursak;

  • Yüksek hızda varlık keşfi,
  • Hassas veri keşfi,
  • Yama ve yapılandırma denetimi,
  • Zafiyet analizi,
  • Çoklu tarayıcı yönetimi,
  • Yanlış yapılandırma sorunları,
  • Sistem üzerindeki parola sorunları…

Bugün sizlere kali Linux ve bu işletim sistemi üzerinden kullanılabilecek 5 popüler bahsettik. Hangi tool ne işe yaramakta bunun bilgisini sizlerle paylaşmak istedik. Bu toollar kullanılırken siber güvenlik alanında ciddi anlamda bilgi sahibi olunması gerekmektedir. Her tool kendi bünyesinde kritik parametler barındırmaktadır. Dolayısıyla parametrelerin doğru zamanda doğru yerde kullanılması hedefe risksiz ulaşma açısından önemlidir.


Kemal LOKMAN

Araştırma

Linux Ne Kadar Güvenli?

Peki, Linux ne kadar güvenli ? Bu, her sistem yöneticisinin muhtemelen bir noktada kendine sorduğu bir sorudur, ister yepyeni bir sunucu kuruyor olsunlar, ister sadece bir terminale bakarken zihinlerinin dolaşmasına izin veriyor olsunlar.

Muhtemelen Linux için övgüler duymuşsunuzdur: açık kaynaklı, sağlam ve güvenliğin tam olarak yer aldığı şekilde tasarlanmış. Peki bu aslında ne anlama geliyor? Yani, hepimiz hiçbir sistemin aşılmaz olmadığını biliyoruz, ancak Linux onu öne çıkaran şekillerde oldukça yakın. Çekirdek, kullanıcı ayrıcalık yönetiminden SELinux veya AppArmor gibi zorunlu erişim kontrollerine kadar her şeyi düğmeli tutan özelliklerle doludur. Bir sistemi güçlendirmek için zaman harcadıysanız – SELinux politikalarını ayarlamak, kilitlemek sysctl.conf, veya çekirdek kilitlemesi kurmak – burada çok fazla esneklik olduğunu biliyorsunuzdur. Diğer çoğu işletim sisteminin sunabileceğinden daha fazlası, bu kesin.

Ancak mesele şu: Linux’un güvenlik oyununda önde kalmasının bir nedeni var. Açık kaynaklı yapısı, her satır kodun herkesin incelemesi için orada olması anlamına geliyor; bu da hata avlarken oldukça kullanışlı. Bunu, belirsizliğe dayalı güvenliğin kapalı kapılar ardında küçük bir ekibe güvenmenizi sağladığı Windows ile karşılaştırın; onlar da düzeltmelerini kitle kaynaklı olarak yapmıyorlar. Bu açıklık kusursuz değil, ancak Linux’a güvenlik açıklarını hızlı bir şekilde tespit etme ve düzeltme konusunda üstünlük sağlıyor. Kullanıcı odaklı ayrıcalık modeli (ciddi söylüyorum, Windows’un aksine herkes root değil) ve dağıtımlar ve mimariler arasındaki muazzam çeşitlilik arasında, Linux sistemleri toplu olarak istismar etmeye çalışan saldırganların hayatını zorlaştırıyor. Kurşun geçirmez değil ve yanlış yapılandırmalar hala bir sistem yöneticisinin Aşil tendonu. Ancak Linux doğru şekilde kurulduğunda, bu saldırganlar zorlu bir mücadeleye giriyor.

Linux’u Tasarım Açısından Güvenli Kılan Nedir?

Güvenlik söz konusu olduğunda, Linux kullanıcıları Windows veya Mac kullanan meslektaşlarına göre belirgin bir avantaja sahiptir. Özel işletim sistemlerinden farklı olarak, Linux tasarım olarak en güvenli işletim sistemidir, çünkü Linux güvenlik özellikleri sisteme entegre edilmiştir. Giderek popülerleşen açık kaynaklı işletim sistemi oldukça esnek, yapılandırılabilir ve çeşitlidir. Linux ayrıca sıkı bir kullanıcı ayrıcalığı modeli uygular ve siber güvenlik açıklarına ve saldırılarına karşı koruma sağlamak için bir dizi yerleşik çekirdek güvenlik savunması sunar. Linux kaynak kodu, en güvenli işletim sistemlerinde bile kaçınılmaz olmasına rağmen herhangi bir ağ güvenliği sorununun kısa ömürlü olmasını sağlamak için şeffaftır. Linux’un özelliklerine ve bunların sağlam veri ve ağ güvenliğine nasıl katkıda bulunduğuna bakalım.

Açık Kaynaklı Güvenlik Avantajı

Linux güvenlik açıkları genellikle kaynak kodları canlı, küresel açık kaynaklı güvenlik topluluğu tarafından sürekli ve kapsamlı bir incelemeden geçtiğinden çok hızlı bir şekilde belirlenir ve ortadan kaldırılır. Buna karşılık, Microsoft ve Apple gibi satıcılar, güvenlik sorunlarını tehdit aktörlerinden gizlemek amacıyla kaynak kodunun dışarıdakilerden gizlendiği “gizlilik yoluyla güvenlik” olarak bilinen bir yöntem kullanır. Bu yaklaşım, dışarıdakilerin kötü niyetli aktörlerden önce veri ve ağ güvenliği zayıflıklarını belirlemesini ve bildirmesini önleyerek “gizli” kaynak kodunun güvenliğini zayıflattığı için modern istismarları önlemede genellikle etkisizdir. Güvenlik hatalarını keşfetmeye gelince, küçük bir tescilli geliştirici ekibi, Linux’un en güvenli işletim sistemi statüsünü korumasına yardımcı olmak için derinlemesine yatırım yapan dünya çapındaki Linux kullanıcı-geliştiricileri topluluğunun dengi değildir.

Üstün Kullanıcı Ayrıcalığı Modeli

“Herkesin bir yönetici” olduğu Windows’un aksine, Linux katı bir kullanıcı ayrıcalık modeli aracılığıyla kök erişimini büyük ölçüde kısıtlar. Linux’ta, bir süper kullanıcı tüm ayrıcalıklara sahiptir ve sıradan kullanıcılara yalnızca görevlerini yerine getirmeleri için yeterli izin verilir. Linux kullanıcılarının düşük otomatik erişim hakları olduğundan ve ekleri açmak, dosyalara erişmek veya çekirdek seçeneklerini ayarlamak için ek izinlere ihtiyaç duyduklarından, kötü amaçlı yazılımları ve kök araç takımlarını bir Linux sisteminde yaymak daha zordur. Bu nedenle, bu içsel kısıtlamalar sistem ihlaline ve ağ güvenliğine yönelik saldırılara karşı önemli bir savunma görevi görür.

Dahili Çekirdek Güvenlik Savunmaları

Linux çekirdeği, paket filtreli güvenlik duvarları, UEFI Güvenli Önyükleme aygıt yazılımı doğrulama mekanizmaları, Linux Çekirdek Kilitleme yapılandırma seçenekleri ve SELinux veya AppArmor Zorunlu Erişim Kontrolü (MAC) güvenlik geliştirme sistemleri dahil olmak üzere bir dizi yerleşik güvenlik savunmasına sahiptir. Yöneticiler, Linux çekirdek öz koruması olarak bilinen bu Linux güvenlik özelliklerini etkinleştirerek ve yapılandırarak mümkün olan en güvenli işletim sistemini koruyabilir.

Peki, Linux ne kadar güvenli ? Bu, her sistem yöneticisinin muhtemelen bir noktada kendine sorduğu bir sorudur, ister yepyeni bir sunucu kuruyor olsunlar, ister sadece bir terminale bakarken zihinlerinin dolaşmasına izin veriyor olsunlar.

Muhtemelen Linux için övgüler duymuşsunuzdur: açık kaynaklı, sağlam ve güvenliğin tam olarak yer aldığı şekilde tasarlanmış. Peki bu aslında ne anlama geliyor? Yani, hepimiz hiçbir sistemin aşılmaz olmadığını biliyoruz, ancak Linux onu öne çıkaran şekillerde oldukça yakın. Çekirdek, kullanıcı ayrıcalık yönetiminden SELinux veya AppArmor gibi zorunlu erişim kontrollerine kadar her şeyi düğmeli tutan özelliklerle doludur. Bir sistemi güçlendirmek için zaman harcadıysanız – SELinux politikalarını ayarlamak, kilitlemek sysctl.conf, veya çekirdek kilitlemesi kurmak – burada çok fazla esneklik olduğunu biliyorsunuzdur. Diğer çoğu işletim sisteminin sunabileceğinden daha fazlası, bu kesin.

Ancak mesele şu: Linux’un güvenlik oyununda önde kalmasının bir nedeni var. Açık kaynaklı yapısı, her satır kodun herkesin incelemesi için orada olması anlamına geliyor; bu da hata avlarken oldukça kullanışlı. Bunu, belirsizliğe dayalı güvenliğin kapalı kapılar ardında küçük bir ekibe güvenmenizi sağladığı Windows ile karşılaştırın; onlar da düzeltmelerini kitle kaynaklı olarak yapmıyorlar. Bu açıklık kusursuz değil, ancak Linux’a güvenlik açıklarını hızlı bir şekilde tespit etme ve düzeltme konusunda üstünlük sağlıyor. Kullanıcı odaklı ayrıcalık modeli (ciddi söylüyorum, Windows’un aksine herkes root değil) ve dağıtımlar ve mimariler arasındaki muazzam çeşitlilik arasında, Linux sistemleri toplu olarak istismar etmeye çalışan saldırganların hayatını zorlaştırıyor. Kurşun geçirmez değil ve yanlış yapılandırmalar hala bir sistem yöneticisinin Aşil tendonu. Ancak Linux doğru şekilde kurulduğunda, bu saldırganlar zorlu bir mücadeleye giriyor.

Linux’u Tasarım Açısından Güvenli Kılan Nedir?

Güvenlik söz konusu olduğunda, Linux kullanıcıları Windows veya Mac kullanan meslektaşlarına göre belirgin bir avantaja sahiptir. Özel işletim sistemlerinden farklı olarak, Linux tasarım olarak en güvenli işletim sistemidir, çünkü Linux güvenlik özellikleri sisteme entegre edilmiştir. Giderek popülerleşen açık kaynaklı işletim sistemi oldukça esnek, yapılandırılabilir ve çeşitlidir. Linux ayrıca sıkı bir kullanıcı ayrıcalığı modeli uygular ve siber güvenlik açıklarına ve saldırılarına karşı koruma sağlamak için bir dizi yerleşik çekirdek güvenlik savunması sunar. Linux kaynak kodu, en güvenli işletim sistemlerinde bile kaçınılmaz olmasına rağmen herhangi bir ağ güvenliği sorununun kısa ömürlü olmasını sağlamak için şeffaftır. Linux’un özelliklerine ve bunların sağlam veri ve ağ güvenliğine nasıl katkıda bulunduğuna bakalım.

Açık Kaynaklı Güvenlik Avantajı

Linux güvenlik açıkları genellikle kaynak kodları canlı, küresel açık kaynaklı güvenlik topluluğu tarafından sürekli ve kapsamlı bir incelemeden geçtiğinden çok hızlı bir şekilde belirlenir ve ortadan kaldırılır. Buna karşılık, Microsoft ve Apple gibi satıcılar, güvenlik sorunlarını tehdit aktörlerinden gizlemek amacıyla kaynak kodunun dışarıdakilerden gizlendiği “gizlilik yoluyla güvenlik” olarak bilinen bir yöntem kullanır. Bu yaklaşım, dışarıdakilerin kötü niyetli aktörlerden önce veri ve ağ güvenliği zayıflıklarını belirlemesini ve bildirmesini önleyerek “gizli” kaynak kodunun güvenliğini zayıflattığı için modern istismarları önlemede genellikle etkisizdir. Güvenlik hatalarını keşfetmeye gelince, küçük bir tescilli geliştirici ekibi, Linux’un en güvenli işletim sistemi statüsünü korumasına yardımcı olmak için derinlemesine yatırım yapan dünya çapındaki Linux kullanıcı-geliştiricileri topluluğunun dengi değildir.

Üstün Kullanıcı Ayrıcalığı Modeli

“Herkesin bir yönetici” olduğu Windows’un aksine, Linux katı bir kullanıcı ayrıcalık modeli aracılığıyla kök erişimini büyük ölçüde kısıtlar. Linux’ta, bir süper kullanıcı tüm ayrıcalıklara sahiptir ve sıradan kullanıcılara yalnızca görevlerini yerine getirmeleri için yeterli izin verilir. Linux kullanıcılarının düşük otomatik erişim hakları olduğundan ve ekleri açmak, dosyalara erişmek veya çekirdek seçeneklerini ayarlamak için ek izinlere ihtiyaç duyduklarından, kötü amaçlı yazılımları ve kök araç takımlarını bir Linux sisteminde yaymak daha zordur. Bu nedenle, bu içsel kısıtlamalar sistem ihlaline ve ağ güvenliğine yönelik saldırılara karşı önemli bir savunma görevi görür.

Dahili Çekirdek Güvenlik Savunmaları

Linux çekirdeği, paket filtreli güvenlik duvarları, UEFI Güvenli Önyükleme aygıt yazılımı doğrulama mekanizmaları, Linux Çekirdek Kilitleme yapılandırma seçenekleri ve SELinux veya AppArmor Zorunlu Erişim Kontrolü (MAC) güvenlik geliştirme sistemleri dahil olmak üzere bir dizi yerleşik güvenlik savunmasına sahiptir. Yöneticiler, Linux çekirdek öz koruması olarak bilinen bu Linux güvenlik özelliklerini etkinleştirerek ve yapılandırarak mümkün olan en güvenli işletim sistemini koruyabilir.

Araştırma

Açık Kaynak Sistemler, Veri Güvenliği ve Ulusal Bağımsızlık

Veri güvenliği günümüzde sadece kişisel mahremiyetin değil, aynı zamanda ulusal egemenliğin ve hatta askeri stratejilerin bir parçası hâline gelmiş durumda. Artık güvenlik sadece bir antivirüsle sınırlı değil; işletim sisteminizden bulut servislerine, yazılım kaynak kodlarından güncellemeleri kimin kontrol ettiğine kadar her şey bu zincirin bir halkası.

Bugün, kapalı kaynak sistemlerin kontrolsüz veri toplama alışkanlıkları, müdahale edilemeyen mimarileri ve dışa bağımlılığı ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle tüm dünyanın yeni bir savaş düzenine yaklaştığı bir dönemde, bu tehdit daha da ciddileşiyor. Sadece veri değil, ulusal kader de artık satır aralarına sızdırılmış olabilir. Veri güvenliğini sağlayamayan hiçbir ülke, modern dünyada gerçekten bağımsız sayılmaz.

Savaşlar Artık Sanal Dünyada Başlıyor

İran’ın 2020’de yaşadığı Shamoon saldırısında, ülkenin enerji altyapısı büyük oranda devre dışı bırakıldı. Bu saldırı, tamamen dijital yollarla ve büyük oranda kapalı kaynak sistemlerin zafiyetleri üzerinden gerçekleşti.

Benzer şekilde, 2017’de gerçekleşen NotPetya saldırısı, Ukrayna’yı hedef alırken globalde milyarlarca dolar zarara yol açtı. NotPetya, Microsoft’un Windows sistemlerinde bulunan bir zafiyeti kullandı

2022 yılında Rusya-Ukrayna savaşı öncesinde ve esnasında Rusya kaynaklı olduğu düşünülen DDoS ve zararlı yazılım saldırılarıyla Ukrayna’nın iletişim altyapısı çökertildi. Bu saldırılar, GPS sistemlerinden kamu kurumlarına kadar dijital birçok bileşeni hedef aldı.

Bu saldırılar sadece anlık zarar değil, aynı zamanda uzun vadeli istihbarat kayıpları ve kritik sistemlerin güvenilirliğini de ortadan kaldırıyor. Kullanılan yazılım altyapısının şeffaflığı ve müdahale hızı, saldırılara karşı koyabilmede doğrudan belirleyici oluyor.

Açık Kaynak vs Kapalı Kaynak: Gerçek Fark Nedir?

Kriter Açık Kaynak Kapalı Kaynak Şeffaflık Kod herkesçe incelenebilir Sadece üretici bilir Müdahale Hızı Topluluklar anında yama yayınlayabilir Üreticiye bağlı, çoğu zaman gecikmeli Güvenlik Bilinen zafiyetler hızlıca kapatılabilir Zero-day açıklar istismar edilene kadar bilinmez Ulusal Bağımsızlık Yerelleştirilebilir ve denetlenebilir Üretici ülke/şirket dışı erişim sağlayabilir

Kapalı Kaynak Sistemlerden Kaynaklanan Büyük Sızıntılar

  • SolarWinds Saldırısı (2020): ABD’nin birçok devlet kurumu, Rus destekli hackerlar tarafından sızıldı. Saldırının başarısı, Microsoft altyapısındaki kapalı kod mimarisiyle ilişkilendirildi (Kaynak: Reuters).
  • NSA Sızıntısı (Shadow Brokers): ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın kullandığı siber silahlar sızdırıldı. Bunlar daha sonra WannaCry gibi saldırılarda kullanıldı. Hepsi Windows altyapısındaki zafiyetler üzerinden çalıştı. (Kaynak: The Guardian)
  • Cambridge Analytica Skandalı: Facebook üzerinden toplanan veriler, ABD seçimlerine müdahale amacıyla kullanıldı. Bu tip kapalı API’lara kimlerin ne zaman eriştiği belirsizdi. (Kaynak: BBC)
  • China Telecom (2019): ABD ve Avrupa’daki internet trafiğinin büyük bir bölümü Çin’e yönlendirildi ve burada izlendi. Kapalı altyapılar nedeniyle bu yönlendirme uzun süre tespit edilemedi. (Kaynak: Ars Technica)
  • Zoom Güvenlik Krizi (2020): Pandemi döneminde yaygınlaşan Zoom’un, toplantı verilerini Çin’deki sunuculara yönlendirdiği ortaya çıktı. Kapalı kaynak olması, şeffaflık eksikliğini artırdı. (Kaynak: CSA )

Yerli Örnek: Pardus ve Stratejik Bağımsızlık

TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardus, Türkiye’de kamuda kullanılan açık kaynaklı bir Linux dağıtımıdır. Milli Savunma Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve birçok kamu kurumu Pardus’u da kullanmaya başlamakla birlikte hem lisans maaliyetlerini hem de dışa bağımlılığı azaltmaya başlamıştır. Bu bize birçok açık kaynak kodlu Linux dağıtımı kullanabilme imkanımızı ve kurumsal düzeydeki kullanım kabiliyetini gösterirken aynı zamanda kendi ülkemiz içindebu dağıtımların yerli versiyonlarıyla da alternatifler oluşturabildiğimizi göstermektedir.

Yerli sistemlerin tercih edilmesi:

  • Kritik verilerin dış servislere gitmesini engeller,
  • Acil müdahale gerektiğinde bürokratik beklemeleri ortadan kaldırır,
  • Siber egemenliğin temelini oluşturur.

Ayrıca, kamu kurumlarının yerli yazılımlara geçişi, siber saldırılara karşı milli refleks geliştirme sürecini hızlandırır. Pardus gibi açık kaynak kodlu sistemler sadece teknik bir çözüm değil, aynı zamanda dijital bağımsızlık için bir araçtır.

Neden Açık Kaynak?

  1. Kodlar denetlenebilir. Yani bir arka kapı varsa, herkes görebilir.
  2. Topluluklar hızlı çözümler üretir. Binlerce geliştirici, bir üretici firmasından daha hızlı olabilir.
  3. Ulusal düzeyde özelleştirilebilir. Açık kaynak sistemleri kendi ordunuza, polis sisteminize, eğitim altyapınıza göre düzenleyebilirsiniz.
  4. Gizlilik ilkesi korunur. Açık kod = şeffaf süreçler.
  5. Kritik altyapılarda sürdürülebilirlik sağlar. Güncellemeler bir şirketin ticari kararına bağlı kalmaz.

Açık kaynak demek, her şeyin açık ve savunmasız olması değil; her şeyin göz önünde olması, herkesin katkı sunabilmesi ve hataların daha erken tespit edilebilmesi demektir.

Özet olarak

Siber güvenlik sadece BT departmanlarının değil, devletlerin bekasının meselesi hâline gelmiştir. Kapalı kaynak sistemler, içinde ne olduğunu bilmediğiniz kara kutular gibidir. Açık kaynak sistemler ise hem teknik hem politik şeffaflık sağlar.

Bugünün savaşları kod satırlarında başlıyor. Siber egemenlik, modern çağın bağımsızlık mücadelesidir. Açık kaynak yazılımlar da bu mücadelenin en güçlü silahlarından biridir. Verinin artık petrol değil de bir silah olduğu bu dönemde onu kimin tuttuğu değil, kimin erişemeyeceği belirleyicidir.


Araştırma

Linux Dağıtımları – Distrolar

Linux bildiğimizin yanı sıra bir işletim sisteminden öte;

1991 yılında «Linus Torvalds» tarafından geliştirilen, açık kaynak kodlu, UNIX tabanlı, özgür yazılımı destekleyen bir işletim sistemi çekirdeğidir. Linux dağıtımları ise Linux çekirdeğinin; üzerinde gerekli yazılımlar eklenerek geliştirilmiş hatta hala da geliştirilmekte olan tam teşekküllü bir işletim sistemi haline gelen uygulamalar bütünüdür. 600’e yakın aktif dağıtımı var.

  • Pacman / RPM / YaST / ZYpp Paket Yöneticisi kullanan
  • apt / apt-get / snap Paket Yöneticisi kullanan

Debian

1993 yılında ‘Murdock’ tarafından başlatılan Debian Projesi, Linux dağıtımları kavramının da henüz yeni olduğu bir dönemde geniş çapta tanınan ilk özgür yazılım projelerinden biridir.

Debian, ilk Linux dağıtımlarından olup bunun yanında başta Ubuntu ve Kali Linux olmak üzere bir çok popüler Linux dağıtımının temelini oluşturur ve özgür yazılıma çok bağlıdır. 

Debian, hükümetler, eğitim kurumları, kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve ticari işletmeler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. 

Bir Debian dağıtımı çeşitli işlevleri bulunan pek çok sayıda yazılım paketi içerir. Örneğin; belge düzenlemek, paketlerde hata ayıklamak, yazılım geliştirmek, e-postayı yönlendirmek ve oyun oynamak için paketler içerir.

Debian dağıtımına dahil olan tüm paketler, Debian Özgür Yazılım Yönergeleri’nde belirtildiği gibi ücretsizdir. Herkes paketleri kullanabilir, yeniden dağıtabilir ve kaynak kodlarına erişebilir.

Şimdi birlikte bu Linux dağıtımının eksilerine ve artılarına bakalım:

Debian Dağıtımı Artıları:

Debian neredeyse bütün bilgisayarlarda çalışmaktadır buna çok eski modeller de dahildir. Neredeyse tüm donanımlar desteklenmektedir.

Geniş dil desteği sağlar.

Kapsamlı yazılım depolarına sahip.

Dağıtımın sağladığı istikrarın da kullanıcılara güven verdiğini görüyoruz.

Bir diğer artısı ve en önemlisi de güvenliğidir, paketlerin her biri yayımlanmadan önce kapsamlı bir şekilde test edilir.

Debian Dağıtımı Eksileri:

Yazılım odaklı bir dağıtım olduğu için yeni başlayanlar için pek kullanışlı olmadığı görülüyor.


Ubuntu

Ubuntu; masaüstü, sunucu ve IoT için olmak üzere üç tane sürümü olan bir Linux dağıtımıdır.

Kullanıcı dostu bir arayüz sağlar ve LibreOffice, Firefox, Thunderbird, Transmission gibi ücretsiz yazılımlar ve Sudoku,

satranç gibi oyunlarla birlikte gelir. Ubuntu’nun arkasındaki şirket olan Canonical, bu dağıtımı akıllı telefonlarda, tabletlerde, bilgisayarlarda, sunucularda ve bulut VPS’lerde bulabileceğiniz kadar popüler bir hale getirmiştir.

Ayrıca Debian tabanlı olması da zaman içinde büyümesinin nedenlerindendir.

Ubuntu Dağıtımının Artıları:

Kapsamlı yazılım ekosistemi ve topluluk desteği.

Kolay yazılım dağıtımı  için ek paket bulundurması.

Kurulum ve kullanım kolaylığı.

Ubuntu Dağıtımının Eksileri:

Kullanılabilecek uygulama listesi sınırlıdır.

Linux’ta kullanılan temel komutlara aşina olmadığından, yeni başlayanlar için zorluk teşkil edebilir.

Oyun geliştiricileri için iyi bir seçenek değildir.

Ubuntu Resmi Sitesi: https://ubuntu.com/


Kali Linux

Kali Linux dağıtımı 2013 yılında BackTrack tarafından oluşturulmuş bir güvenlik kontrol işletim sistemidir. 

Offensive Security Ltd. aracılığıyla Mati Aharoni, Devon Kearns ve Raphaël Hertzog tarafından geliştirilmekte ve finanse edilmektedir.

Kali, siber güvenlik yazılımlarını içinde bulundurduğundan adını siber güvenlik camiasında fazlasıyla duyarız.

Kendimi siber güvenlik alanında geliştirmek isterken, Linux dağıtımlarında benim de ilk tanıştığım dağıtım Kali oldu.

Şimdi birlikte bu dağıtımın da artılarına ve eksilerine bakalım.

Kali Linux Dağıtımının Artıları:

İçerisindeki araçlar sayesinde birçok alanda güvenlik testi yapmak ve yazılım geliştirmek mümkün.

Android cihazlarla da uyumludur.

Siber savunma ve siber saldırı testlerinin yapılmasında kolaylık sağlar.

Türkçe dahil çoklu dil desteği bulunur.

Kişiselleştirilebilir.

Kali Linux Dağıtımının Eksileri:

Kali Linux ne kadar yasal olsa da yasa dışı kullanımı da çeşitli yönlerden bazı ciddi sorunlarla karşılaşmamız anlamına gelir.

Kullanımı açısından bakıldığında yeni kullanan kişiler ya da hiç bilmeyenler için; en basit ayarlamalar için bile terminal

üzerinden kod yazılması gerekmesi dezavantaj yaratabilir.

Terminal üzerinde ayarlamalar yaparken ne yaptığınızı bilmediğinizde kritik şeyleri bozabilme ihtimaliniz de yüksektir.

Oyun geliştirme açısından uygun değildir.

Kali Linux Resmi Sitesi: https://www.kali.org/


Arch Linux

Arch Linux’un ilk sürümü 2002 yılında yayımlanmıştır. Komut satırı tabanlı bir dağıtımdır.

Bu Linux dağıtımının ekibinin tasarım anlayışı basitlik ve sadelik üzerindedir. Basitten kastımız ise gereksiz ve fazlalık olmaması anlamındadır. Özellikle Linux’un nasıl çalıştığını anlamamızı sağlayabilecek bir dağıtımdır.

Bu dağıtım Debian gibi dağıtımların yanı sıra düşük bir yapıya sahip olup sadece gerekli paketleri yükler.

Arch Linux Artıları:

Sistem güncellemelerinin düzenli olarak yapılmasına olanak sağlar bu sayede sistem hep güncel ve güvenli halde kalır.

Sistemi kolayca özelleştirebilme ve yapılandırabilme olanağı sağlar.

Arch Linux Eksileri:

Grafiksel kullanıcı arayüzlerine sahip değil.

Belirli bir düzeyde Linux bilgisi olmayan kişiler için kullanım kısmı zor olabilir.

Arch Linux Resmi Sitesi: https://archlinux.org/


Manjero

Manjaro Linux, Arch Linux tabanlı hızlı, kullanıcı dostu, masaüstü odaklı bir işletim sistemidir.

Bunun yanında, Arch Linux dağıtımını temel alan ve kullanıcı dostu olmayı hedefleyen bir Linux dağıtımıdır.

Daha çok teknik deneyime sahip kullanıcılara hitap eder. İlk defa 2011 yılında piyasaya sunuldu. 

Manjaro Linux Dağıtımının Artıları:

Kullanıcı dostu ve hızlıdır.

Birden fazla çekirdek yükleme özelliğine sahiptir.

Grafik sürücülerini yönetmek için özel Bash komut dosyaları ve kapsamlı masaüstü yapılandırılabilirliği yer alır.

Otomatik donanım algılama özelliği de vardır.

Manjaro, önceden yüklenmiş masaüstü ortamları, grafik uygulamalar ve ses ve video oynatmak için multimedya kodekleri ile birlikte gelir.

Manjaro Linux Dağıtımının Eksileri:

En başta dediğim gibi daha çok teknik deneyime sahip kullanıcılara hitap ettiği için yeni başlayan kullanıcılar için bu durum dezavantajdır.

Bazen bazı sorunları çözerken veya bazı hizmetleri yapılandırırken zorluklarla karşılaşabilirsiniz, çünkü Ubuntu, Debian veya herhangi bir RPM tabanlı işletim sistemi ile karşılaştırıldığında, topluluk desteği veya öğretici makaleler sayı bakımından yetersizdir.

Manjaro Linux Resmi Sitesi: https://manjaro.org/


Linux Mint

Linux Mint’e baktığımızda ise bu dağıtım Ubuntu ve Debian temel alınarak geliştirilen ve masaüstü kullanıcılarını hedef alan bir Linux dağıtımıdır. Amacı hem modern hem de güçlü bir işletim sistemi olmaktır.

Büyük ölçüde açık kaynak ve özgür yazılımlardan oluşur. Linux Mint’in resmi web sitesinde en çok kullanılan 4. masaüstü işletim sistemi olduğu ifade ediliyor.

Dağıtımın ilk sürümü 2006 yılında yayımlanmıştır. Teknik açıdan Ubuntu’nun paket kaynaklarını kullanırken ayrıca kendileri tarafından yapılan değişiklikler içeren ek paketleri de kullanmaktadır.

Linux Mint Türkiye Topluluğu da mevcuttur. Bu topluluk tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yüzde yüz Türkçe Linux Mint araçları desteği sağlanmıştır.

Linux Mint Dağıtımının Artıları:

Fazla güç harcamaz.

Hızlı ve güçlüdür.

Ana menü, yazılım yöneticisi, dil yöneticisi, yedekleyici gibi kendine özgü araç ve yazılımlar içermektedir.

Ubuntu paket depoları ile uyumludur. Bu da Ubuntu kullanıcıları için Linux Mint kullanmak istediklerinde fazlasıyla avantaj sağlar.

Sezgisel bir kullanıcı deneyimine öncelik verdiğinden Linux alanına yeni başlayan kullanıcılar için iyi bir tercihtir.

Linux Mint Dağıtımının Eksileri:

 Alternatif “topluluk” sürümleri her zaman son özellikleri içermez, proje güvenlik önerileri yayımlamaz.

Linux Mint Resmi Web Sitesi: https://linuxmint.com/


Pop Os

Pop! _OS, Ubuntu tabanlı ve özelleştirilmiş bir masaüstü ortamına sahip özgür ve açık kaynaklı bir Linux dağıtımıdır.

Bu dağıtımın arkasında ABD’li Linux bilgisayar üretcisi System-76 vardır bu dağıtımın geliştiricisidir.

Hatta System-76 geliştiricileri, Pop!_OS Linux’un önceden yüklenmiş olduğu dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar da sunmakta.

İlk sürümü 2017 yılında yayımlanmıştır.

Pop!_OS Linux Dağıtımının Artıları:

Oyun için kurulumu kolay bir dağıtımdır.

Gezinme için klavye kısa yolları sağlar.

En son sürümlerinde TensorFlow için kolay kurulum sağlayan paketler de bulunuyor.

Pop!_OS Linux Dağıtımının Eksileri:

Diğer çoğu Linux dağıtımının aksine topluluk odaklı bir dağıtım değildir.

Pop!_OS Linux Resmi Web Sitesi: https://pop.system76.com/


Fedora

Fedora Linux, açık kaynak kodlu özgür bir Linux dağıtımıdır. Fedora Projesi dünya çapında bilinen bir özgür yazılım topluluğudur. Firmalara özgür ve açık kaynak kodlu yazılım çözümleri sunan bir IBM bilişim alt şirketi olan; Red Hat tarafından da desteklenmektedir. İlk sürümü 2003 yılında yayımlanmıştır. Performans ve güvenliği vurgulayarak geliştiriciler ve masaüstü kullanıcıları için uyarlanmıştır. Ayrıca yeni paket sürümlerini ve teknolojileri dağıtıma sunma konusunda her zaman bir öncü olmuştur. Geniş ve büyüyen topluluğu sayesinde sürekli güncellenmektedir.

Fedora Linux Dağıtımının Artıları:

Sisteme ekstra depolar eklenerek Fedora Linux’ta bulunmayan yazılımlar da kolaylıkla kurulabiliyor.

Güvenlik odaklıdır.

En son yazılımları içeren sık sürümleri mevcut ve kendiliğinden güncellenir.

Yeni teknolojileri erkenden entegre eder.

Herkesin kullanabilmesi adına her zaman ücretsizdir.

Birden fazla mimariyi destekleyen, güvenilir ve kararlı bir işletim sistemidir.

Oyun geliştirme ortamı sağlar.

Web hizmetleri ve veri tabanı hizmetleri dahil olmak üzere pek çok yazılım paketi içerir.

Çoklu dosya formatlarını destekler.

Fedora Linux Dağıtımının Eksileri:

Sık sık güncelleme alır.

Fedora Linux Resmi Web Sitesi: https://getfedora.org/


Parrot OS

Parrot OS, güvenliğe odaklanan Debian tabanlı, gizlilik ve geliştirme odaklı bir işletim sistemidir.

İlk olarak 2013 yılında piyasaya sunulmuştur. Debian’ın “testing” sürümünü temel almıştır.

Ayrıca Debian’a bağlı bir çok sürümü var ve çeşitli masaüstü sürümleri de mevcuttur.

Bu sürümler arasında en çok bilinen Parrot Security; güvenlik araştırması, güvenlik açığı, saldırı azaltma  kullanılacak bir dizi sızma testi aracı sağlamayı amaçlamaktadır.

Parrot Home; daha çok Parrot’un günlük kullanımı için tasarlanmış temel sürümüdür. İnsanlarla özel sohbet etmek, belge şifrelemek, internette anonim gezinmek için de çeşitli araçlar içerir.

Parrot OS Linux Dağıtımının Artıları:

Farklı sürümler bulunması kullanıcılara ilgilendikleri alana göre bir seçenek sunar.

Siber güvenlik alanı için çok kullanışlı bir ortam sağlar.

Parrot OS’da güvenlik araştırmacıları için özel olarak tasarlanmıştır.

Sızma testiyle ilgili araçlar bulundurur.

Parrot OS Linux Dağıtımının Eksileri:

Daha çok siber güvenliğe yönelik olduğundan oyun geliştirmeye yönelik kullanışlı değildir.

Minimum 256 GB RAM’e sahip cihazlarda çalışacak şekilde tasarlanmıştır.

Parrot OS Resmi Web Sitesi: https://parrotsec.org/


Elemetary OS

Elementary OS, açık kaynak kodlu Ubuntu tabanlı bir Linux dağıtımıdır.

İlk sürümü 2011 yılında yayımlanmıştır. Bu işletim sistemi, masaüstü ortamı ve bunun yanındaki uygulamalar Elementary Inc. tarafından geliştirilir. Ubuntu tabanlı olduğundan, depoları ve paketleri ile tamamen uyumludur.

Masaüstü ortamı olarak Pantheon’u kullanır. Bir süre Ubuntu dağıtımı için uygulama veya özel temalar tasarlarken bir süre sonra kendi başına bir işletim sistemi haline geldi.

Elementary OS Linux Dağıtımının Artıları:

Ubuntu dağıtımının depoları ve paketleriyle tamamen uyumludur.

En iyi masaüstü görünümüne sahip dağıtımlardan biridir.

Kendisini Windows ve macOS’un; “düşünceli, yetenekli ve etik” bir alternatifi olarak tanıtıyor.

Temel işletim sistemi uygulamalarıyla uyumludur.

Masaüstü, kullanıcının iş akışını organize etmek için birden fazla çalışma alanına izin verir.

Elementary OS Linux Dağıtımının Eksileri:

Pek oyun geliştirme ya da siber güvenlik alanlarına uyumlu bir ortam sunmaz.

Yeni kullanıcılar için kolay bir kullanımı olduğu söylenemez.

Elementary OS Linux Resmi Web Sitesi: https://elementary.io/


Araştırma

Linux İstatistikleri – 2025

İşletim sistemleri açısından Linux nerede duruyor? Her ne kadar küçümsenmiş olsa da, işletim sistemi diğer sistemlerin geride kaldığı bazı kategorilere hakim, özellikle de mobil. Linux bu alanda rakipsiz bir şekilde baskındır ve mobil, bugün tüm küresel internet trafiğinin yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Açık kod formatına rağmen, niteliklerinin çoğu hala bir gizemdir. O halde bir adım
öne geçmek için bazı temel Linux istatistiklerine bakalım.
Linux İstatistikleri
* Profesyonel geliştiricilerin %47’si Linux tabanlı işletim sistemleri kullanıyor.
* İşletim sistemi bilinen web sitelerinin %39,2’si Linux tarafından desteklenmektedir.
* Akıllı telefonların %85’i Linux tarafından destekleniyor.
* Üçüncü en popüler masaüstü işletim sistemi olan Linux’un pazar payı %2,09’dur.
* Dünya çapında Linux pazarının büyüklüğü 2027 yılına kadar 15,64 milyar dolara ulaşacak.
* Dünyanın en hızlı 500 süper bilgisayarı Linux ile çalışıyor.
* En büyük bir milyon web sunucusunun %96,3’ü Linux çalıştırıyor.
* Günümüzde 600’den fazla aktif Linux dağıtımı bulunmaktadır.

  1. Profesyonel geliştiricilerin %47’si Linux tabanlı işletim sistemleri kullanıyor.
    Ankete katılanların %61’i için Windows en iyi tercihken, profesyonel geliştiricilerin yaklaşık üçte biri, yani %44’ü MacOS kullanıyor. Yalnızca %3’ü Linux için Windows Alt Sistemi kullanırken, geliştiricilerin %1’i diğer işletim sistemlerini kullanıyor.
  1. İşletim sistemi bilinen web sitelerinin yaklaşık %40’ı Linux tarafından desteklenmektedir.
    Bu, Windows kullanan web sitelerinin %22’siyle karşılaştırılır. En son Linux kullanım istatistikleri ayrıca dünyadaki en iyi 1.000 web sitesinin %47,7’sinin ve en iyi 10.000 web sitesinin %38,8’inin işletim sistemini kullandığını göstermektedir. Benzer şekilde, küresel olarak en iyi 100.000 web
    sitesinin %49,9’u ve en iyi 1.000.000 web sitesinin %45,4’ü Linux tabanlıdır ve bu da rekabette yaygınlığını anıtlamaktadır.
    ( W3Tech’ler )
  1. Linux çekirdeği Git nüfusunun %9,9’unu kadınlar oluşturuyordu.
    Mevcut en son veriler bunun yaklaşık 330 kadın geliştiriciye karşılık geldiğini gösteriyor. Kadın
    olan Linux kullanıcılarının yüzdesi de oldukça düşük — çekirdekteki etkinliğin %6,8’ini veya yaklaşık 4.000 commit’i oluşturuyorlar. OpenStack sayıları, kadınların nüfusun %11’ini (yaklaşık 340 aktif geliştirici) oluşturduğunu ve etkinliklerinin toplam commit’lerin %9’unu oluşturduğunu gösteriyor.
    ( Linux Vakfı )
  2. Linux’ta 27,8 milyondan fazla satır kod bulunmaktadır.
    Linux istatistiklerine göre , geliştiriciler çekirdek 5.14 sürümü için 817.700’den fazla kod ekledi,
    285.485’ini kaldırdı ve 11.859 satır kodu değiştirdi. Birçok kişi bu muazzam miktarın daha küçük bir cihazda alıştırılmayacak kadar büyük olduğunu düşünüyor. Yaygın varsayımın aksine, satıcılar tüm satırları aynı anda tüm cihazlarda kullanmaz. Bu, açık kaynaklı olmanın avantajlarından biridir; herkes ihtiyacı olanı alabilir.
    ( Linux , Linux Çekirdek Arşivi )
  3. SpaceX, şu ana kadar 65 görevi tamamlamak için Linux destekli sistemler kullandı.
    Bunlara ünlü Falcon 9 görevleri de dahildir. Devlet urumlarının ve özel şirketlerin birincil tercihi olan Linux kullanıcıları arasında NASA ve ESA gibi diğer üst düzey uzay organizasyonları da yer alır.
  4. Hollywood’daki özel efektlerin yaklaşık %90’ı Linux’a dayanıyor.
    Nefes kesici özel efektlerin nasıl yaratıldığını merak ettiyseniz, bunlar çoğunlukla Linux’ta yapılır.
    Hollywood’daki görsel efektlerin yaklaşık %90’ı, üretimin bir aşamasında Linux’a güvenir. Linux kullanım istatistikleri, mevcut cihazların esnekliğinin ve açık kaynak kodunun sisteme diğer işletim sistemlerine göre doğal bir avantaj sağladığını göstermektedir.
    ( Sağır )
  5. Akıllı telefonların %85’i Linux işletim sistemlidir.
    Kesin olmak gerekirse, akıllı telefonların %85’i Linux çekirdeğinden kaynaklanan Android tabanlıdır. Günümüzde Android pazarda önemli bir hakimiyete sahiptir ve Android 11’in piyasaya sürülmesinden bu yana platform, Linux Kernel Uzun Vadeli Desteğinden beslenmiştir, Linux kullanıcı istatistikleri bunu doğrulamaktadır.
    ( Hayden James )
  6. Steam kullanıcılarının %0,44’ü Linux’ta oynuyor.
    Steam, dünya çapında birçok oyuncu tarafından kullanılıyor ve üzerinde binlerce oyun mevcut.
    Windows’un oyuncular arasında popüler olmasına rağmen , son istatistikler Valve’ın Steam’inin
    Linux’u kullanışlı bir alternatif olarak kullandığını gösteriyor, 2018’de desteklenen oyunlar
    açısından yaklaşık 4.000 oyuncu Linux kullanıyor. Çoğu Linux kullanıcısı Ubuntu’yu kullanırken
    (%0,18) %0,6’sı Linux Mint kullanıyor.
    ( Statista , Blackdown )
  7. Mozilla VPN, kullanıcıların Linux tabanlı bilgisayar konumlarını 30’dan fazla ülkeye ayarlamasına olanak tanır.
    Linux istatistikleri, dünya çapında 400’den fazla sunucuya bağlanmanın mümkün olduğunu ve kullanıcıların istediği herhangi bir içeriğe erişme olanağı olduğunu doğruluyor. Ancak, Linux kullanımı buna erişmek için bir ön koşul değil: insanlar Windows, Mac, iOS veya Android dahil
    olmak üzere farklı işletim sistemlerine sahip beş cihaza kadar bağlanabilir. Elbette, bu kullanıcıların
    başvurması gereken Linux için iyi VPN’lerden sadece biri.
    ( Mozilla )
  8. Linux Kernel’e en büyük katkıyı Intel ve Huawei Technologies sağlıyor.
    Örneğin, Intel çalışanları Linux’a 96.976 satır değişikliğiyle %12,6 katkıda bulundu. Bunun üstüne, değişiklik setlerinin sayısına göre katkıları %8 oldu. En şaşırtıcı gerçek ise Huawei’den gelen katkılar şeklinde ortaya çıkıyor. Bu şirketten katkıda bulunanlar %8,9 ekleme (1.434 değişiklik seti)
    ve %5,3 değiştirilmiş satır (41.049) yaptı.
  9. Linux, %2,09 pazar payıyla üçüncü en popüler masaüstü işletim sistemidir.
    Beklendiği gibi, Windows masaüstü için en popüler işletim sistemi oldu ve pazar payı %73,72’ye
    çıktı; %70’in üzerinde paya sahip tek işletim sistemi oldu. Apple’ın Mac’i son zamanlarda ivme kazanıyor ancak %15,33 ile hala küçük bir oyuncu
  1. 2019 yılında dünya genelindeki sunucuların %13,6’sı Linux’tan oluşuyordu.
    Linux ile Windows sunucu pazar payı karşılaştırmasına şöyle bir göz atıldığında bile ikincisinin önde olduğu görülebilir, ancak 2018 ve 2019 yılları arasında benzer büyüme oranlarına ulaştılar. Windows %71,9’dan %72,1’e büyürken, Linux destekli sunucular %12,9’dan %13,6’ya ulaştı.
  1. Dünya çapında Linux pazarının büyüklüğü 2027 yılına kadar 15,64 milyar dolara ulaşacak.
    %19,2’lik bir CAGR, küresel olarak artan sunucu sayısı ve internet penetrasyon oranlarındaki artış Linux pazar payını yönlendiriyor , istatistikler bunu doğruluyor. Veri merkezlerinin hızla genişlemesi, pazar büyümesindeki temel faktörü oluşturuyor. BT, sağlık ve üretim endüstrilerinin
    öncülüğünde, birçok dal Linux’a geçiyor ve bu da pazar boyutunu etkiliyor.
    ( Fortune İş Görüşleri )
  2. Dünyanın en hızlı 500 süper bilgisayarının arkasında Linux var.
    Linux son üç yıldır listeye hakim. 2016’da 498 süper bilgisayar işletim sistemi olarak Linux’u kullanırken, geri kalanlar Unix’i kullanıyordu. Linux’un yoğun bir şekilde benimsenmesinin
    ardındaki temel nedenlerden biri açık kaynaklı yapısında yatıyor. Yani, tüm süper bilgisayarların
    belirli amaçları vardır ve bu ihtiyaçlara göre ayarlamalar yapılmasına izin veren bir işletim
    sistemine sahip olmak çok şey ifade eder.
    ( Blackdown , ZDNet )
  3. 2017 yılı itibarıyla bulut altyapısının yaklaşık %90’ı Linux üzerinde çalışmaktadır.
    Ayrıca, mevcut en son Linux kullanım istatistikleri , akıllı telefonların %82’sinin ve gömülü sistemlerin %62’sinin bu işletim sistemini kullandığını gösteriyor. IBM, Google, Renesas, Red Hat, Intel ve Samsung gibi dünya çapında 500’den fazla büyük şirketten 4.300 geliştirici, koduna katkıda bulundu.
    ( Geliştirici )
  4. En büyük bir milyon web sunucusunun %96,3’ü Linux çalıştırıyor.
    Linux’ta çalışan web siteleri arasında Twitter, Yahoo ve eBay gibi dikkat çekici olanlar Linux popülaritesi hakkında ciltler dolusu şey söylüyor . İnternet giderek daha fazla Linux’a bağımlı hale geliyor — en iyi bir milyon web sunucusunun %96,3’ü Linux kullanıyor , sunucu istatistikleri bunu
    gösteriyor. Windows (%1,9) ve FreeBSD (%1,8) geri kalanını paylaşıyor.
    ( ZDNet )
  5. Günümüzde 600’den fazla aktif Linux dağıtımı bulunmaktadır.
    500 tanesi daha aktif geliştirme aşamasındadır ve sürekli olarak güncellenen ve genişletilen karmaşık bir canlı sistem oluşturur. En yaygın kullanılanlardan bazıları Debian, Gentoo, Ubuntu, Linux Mint, Red Hat Enterprise Linux, CentOS, Fedora, Kali Linux, Arch Linux ve OpenSUSE’dir,
    Linux dağıtım kullanım istatistikleri bunu göstermektedir.
    ( Tarih )
  6. Ubuntu, Linux pazarının %33,9’unu oluşturuyor.
    Bu, Linux kullanan web sitelerinin üçte birinden fazlasının Ubuntu’da çalıştığı anlamına geliyor.
    İkinci sırada, Linux tabanlı web sitelerinin %16’sını oluşturan Debian yer alıyor ve ardından %9,3’lük bir payla CentOS geliyor. RedHat, Gentoo, Fedora ve SuSe gibi diğer dağıtımların çok daha küçük bir payı var, yani %1’in altında. Payları sırasıyla %0,8, %0,5, %0,2 ve %0,1’dir.
    ( W3Tech’ler )
  1. ABD’de en fazla Ubuntu kullanıcısı var ve yaklaşık iki milyon web sitesi Ubuntu kullanıyor.
    Linux istatistikleri, kullanıcıların yaklaşık %66’sının verilerini işlemek için işletim sistemini seçtiğini, kullanıcıların %59’unun birincil dilinin İngilizce olduğunu ve ardından %7 ile
    İspanyolcanın geldiğini göstermektedir. Almanya, 256.845 Alman web sitesinin bu işletim sisteminde çalışmasıyla Ubuntu’nun en çok kullanıldığı ikinci ülkedir.
    ( BuiltWith , Ubuntu )
  2. Kullanıcıların %50’si bu işletim sisteminin bir sonraki büyük büyüme alanı olarak yapay zeka ve makine öğrenmesini gösterdi.
    Ubuntu’da karar alma süreçlerini iyileştirmek için içgörüler toplamak amacıyla yürütülen anket, katılımcıların yarısının işletim sisteminin yapay zekanın yanı sıra makine öğrenimini de kapsayacağını beklediğini ortaya koydu. Yapay zeka ve makine öğrenimi uygulamalarını kolaylaştırmak için buluttan yararlanmak üzere tasarlanmış bir platform olan Kubeflow’u mükemmelleştirmek, bununla başa çıkmanın bir yoludur.
    ( Ubuntu )
  3. Red Hat, dünya çapında sunucu işletim ortamı pazarında %33,9’luk bir paya sahiptir.
    Linux sunucu istatistiklerine göre , bu hizmet için abonelik sayısı 2018’de %14,1 oranında arttı.
    Ücretli abonelikler aynı dönemde ticari sunucu işletim sistemi dağıtımlarının %51’inden fazlasını oluşturdu. Son sayılara göre, Linux Kernel’in bir ‘soyundan’ olan Red Hat, küresel iş ekonomisinin 10 trilyon dolarından fazlasına dokundu. Karşılaştırma amacıyla, Microsoft %47,8’lik bir paya sahip
    ve pazarın geri kalanı yaklaşık %18,3’lük bir paya sahip.
    ( Kırmızı Şapka )
  4. Debian Projesi’ne resmi geliştirici statüsüne sahip 1.000’den fazla üye katkıda bulunmaktadır.
    Debian’ın mimarisi, Ubuntu da dahil olmak üzere diğer birçok Linux dağıtımının temelini oluşturur.
    Linux kullanım istatistikleri , bu geliştiriciler ve diğer gönüllüler ve katkıda bulunanlar sayesinde
    mimarinin çok yönlülüğünün onu diğer dağıtımların evrimi için sağlam bir zemin haline getirdiğini doğrulamaktadır. Bu nedenle, hem bireyler hem de şirketler ihtiyaçlarına en uygun olanları arayabilir veya hatta birden fazla iş hedefine uyması için Debian tabanlı uygulamaları bir araya getirebilir.
    ( Kodlama Yaz Okulu , StorageCraft )
  5. Gentoo kullanımının %5,45’ini ağır sanayi ve mühendislik oluşturmaktadır.
    Gentoo kullanıcılarına gelişmiş bir paket yönetim sistemi olan Portage’a sahip kapsamlı bir Linux dağıtımı sunar. Linux kullanım istatistikleri, Gentoo tarafından desteklenen 16.101 web sitesi ve 13.893 benzersiz alan adı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu Linux dağıtımına güvenen diğer endüstriler arasında bilgisayar elektroniği ve teknolojisi (%4,6), araçlar (%3,97) ve bilim ve eğitim (%3,72) yer almaktadır.
    ( BenzerTeknoloji , Linuxiac )

    Karmaşıklığına rağmen, Linux kullanım istatistikleri işletim sisteminin geliştiriciler arasında en popüler platformlardan biri olduğunu kanıtlıyor. Linux piyasaya sürülmesinden bu yana, onu hesaba katılması gereken bir güç haline getiren bir dönüşüm geçirdi. Akıllı telefonlardan uzay istasyonlarına ve programlara kadar birçok şey işletim sistemine ve dağıtımlarına güveniyor. En zorlu rakiplerinden biri olan Microsoft bile Linux kodunu kullanarak teknoloji dünyasında önemli bir ajan olarak statüsünü doğruluyor.
    Kaç kişi Linux kullanıyor?
    En son Linux istatistikleri, dünya çapındaki masaüstü ve dizüstü bilgisayarların %2,68’inin bu platformda çalıştığını gösteriyor. Linux kullanıcılarının sayısı 32,8 milyonun üzerinde ve buna ek olarak 1,6 milyar Android kullanıcısı var.
    ( İstatistik )
    Kaç kişi Ubuntu kullanıyor?
    Kesin bir sayı belirlemek zor olsa da, en son Linux kullanım istatistikleri ve mevcut Ubuntu verileri
    40 milyondan fazla masaüstü kullanıcısı olduğunu gösteriyor. Aslında, tüm Linux destekli web sitelerinin yaklaşık %34,5’ini oluşturan en popüler Linux dağıtımlarından biridir. Ubuntu ve Debian bir arada, web kullanımı için tüm Linux dağıtımlarının %49,9’unu temsil eder.
    ( Ubuntu , W3Tech )
    Linux’u kimler kullanıyor?
    Linux kullanımı akıllı telefonlardan uzay görevlerine kadar çeşitli operasyon türlerine yaygın olarak uygulanabilir ve açık kodu ve çok yönlülüğü rakiplerine göre en büyük avantajı sağlar. Dikkat çeken Linux kullanıcılarını aşağıda bulabilirsiniz :
     Google
     NASA
     CERN
     ABD Adalet Bakanlığı
     Fransız Jandarması.

    Linux’ta neler çalışır?
    Linux kullanım istatistiklerine göre , işletim sisteminde çalışan bazı yaygın hizmetler web tarayıcıları, oyunlar, farklı açık kaynaklı uygulamalar ve PDF okuyucu veya video oynatıcı gibi
    temel şeylerdir. Temel olarak, tarayıcınızdaki her şey Linux’ta çalışmalıdır. Elbette, birçok Microsoft ve Apple ürünü Linux’ta çalışmaz, ancak hepsinin bu platformda desteklenen açık
    kaynaklı yedekleri vardır. Sınırlamalara rağmen, Spotify, Slack, Minecraft ve Skype dahil olmak
    üzere web tabanlı araçlar kullanılarak oluşturulan birçok kapalı kodlu uygulama Linux için mevcuttur.
    Kaç tane Linux dağıtımı var?
    600’den fazla aktif ve 500’den fazla geliştirme aşamasında dağıtım bulunmaktadır. Linux
    istatistiklerine göre, en popüler olanlardan bazıları şunlardır:
     Debian
     Ubuntu
     Red Hat Kurumsal Linux
     CentOS
     Fedora
     Gentoo
     Arch Linux
     Kali Linux
     Linux Mint.
    Bunlar en popüler olanlardan sadece birkaçı ve birçoğunun kendi dağıtımları var. Örneğin, Ubuntu Debian’ın dağıtımlarından biridir. Bu ikisi bir araya geldiğinde Linux dağıtım pazar payının önemli bir yüzdesini oluşturur .